PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Uyku Apnesi Nasıl Teşhis ve Tedavi edilir?


Kafka
05-05-2005, 02:02
Uyku apnesi nasıl teşhis edilir?
Klinik belirtiler uyku apne sendromunu düşündürüyorsa kesin teşhis hastaların uyku merkezlerinde gece boyunca izlenmesiyle konulur. Vücutlarının çeşitli yerlerine değişik sensörler yerleştirilerek hasta incelenir.
Uyku laboratuvarlarında yapılan incelemelerle, solunum durmalarının sayısı, süresi, beraberinde ortaya çıkan oksijen azalmasının düzeyi, kalp ritmindeki düzensizlikler ve bunların uykuyu nasıl etkilediği ortaya konur.

Bu rahatsızlığı olanların solunumu kaç defa düzensizleşebilir?
Birçok araştırmacı gece boyunca 4-5 solunum düzensizliğini normal kabul eder. Gece boyunca saatte 5-15 kez solunumu düzensizleşen hastalar hafif, 15-30 arasında olanlar orta, 30'un üzerinde olanlar ileri düzeyde solunum problemi olan hasta olarak değerlendirilir. Gecede 400-500 kez solunumun durduğu hastalar var.

Mutlaka tedavi edilmeli mi?
Tedavi edilmeli, çünkü sorun hafif düzeyde bile olsa kalp ve damar hastalıklarına yatkınlık artar. Sorun ileri düzeydeyse hastalar için tedavi tartışmasız yapılmalı. Yapılan bir araştırmaya göre tedavi edilmeyen ileri derecedeki hastaların yüzde 40'ı beş sene sonra yaşamını kaybediyor.

Hastalar nasıl tedavi edilmeli?
Genellikle yutak düzeyinde dokuların gerilmesi ve hava yolunun genişletilmesine yönelik bazı ameliyatlar, lazer radyofrekans ve klasik cerrahi uygulamaları gerekiyor.
Bunun dışında horlamayı kesen ve basınçlı hava veren cihazlar kullanılıyor. Sürekli Pozitif Solunum Yolu Basınç Makinesi adı verilen bu cihazdan çıkan hortum hastanın sağlıklı uyuyabilmesi için bütün gece burnuna takılıyor.

Yoda
05-18-2005, 19:26
Uyku apnesi nasıl teşhis edilir?
uyku merkezlerinde gece boyunca izlenmesiyle konulur. .Keşke daha kolay bir yolu olabilseydi,kablolarla uyumak zor oluyormudur acaba ?

Gecede 400-500 kez solunumun durduğu hastalar var.Vay bu inanılmaz bir sayı yanlız.

tedavi edilmeyen ileri derecedeki hastaların yüzde 40'ı beş sene sonra yaşamını kaybediyor.Bu daha da inanılmaz bir rakkam zira mesela depresyon sonucunda kalp krizi geçirildiği zaman, ölüm oranı yüzde 25 civarında



http://www.uykusuz.biz/images/smilies/smiles8.gif

xanax
09-21-2005, 06:50
% 40ı hayatını kaybediyor derken düzeltelim... tıkanmaya bağlı uyku apnesi olan hastalar solunumu durduğunda nefessiz kaldıklarından dolayı yaşamını yitirmiyorlar. uyku apnesi vücut mekanızmasını bozduğu ve kandaki O2 nin azalmasına yolaçtığı için bu hastalarda kalp krizi geçirme riski artıyor. vücut O2siz kaldığında beyin kendini otomatikmen uyarır hasta bu arada ya rahat nefes alabilir duruma gelmek için ya uyanır yada bir üst evreye geçer.ancak santral uyku apnesi (buda beyinle alakalı) olan hastalar bu riski gerçekten taşıyor. çünkü bu hastalarda beyin O2sizliğe aşina bir durumdadır.

şehrazad
09-28-2005, 04:00
vücut O2siz kaldığında beyin kendini otomatikmen uyarır hasta bu arada ya rahat nefes alabilir duruma gelmek için ya uyanır yada bir üst evreye geçer.ancak santral uyku apnesi (buda beyinle alakalı) olan hastalar bu riski gerçekten taşıyor. çünkü bu hastalarda beyin O2sizliğe aşina bir durumdadır.
Yani gecede dört beş kez ağzımız kurmuş bir şekilde uyanıyorsak (-ki mesela saat 24.00 gibi uyumuştum, 02.40'ta cin gibi kalktım ama tabii sabah ölü gibi olacağım) kalbimizi yoruyor olmaktan korkmayalım mı?

xanax
10-21-2005, 01:26
:sleeping:

xanax
10-21-2005, 01:28
korkalım tabiki, burda ciddi bir rakamdan bahsediyoruz %40. demek istediğim apne yüzünden uykuda ölüm gerçekleşebilir, nadirde olsa...
ama apnenin yol açtığı kalıcı hasarda çok önemlidir. bunun başında kalp krizi riski dikkat çekiyor.

xanax
10-21-2005, 01:30
gecede 400-500 kere solunumu duran hastalar var evet. yanlız daha ilginç olanı gecede 250- 300 kez uyanan insanlarda var, ki onlar uyandıklarının farkında bile değiller.

şehrazad
10-23-2005, 23:38
gecede 400-500 kere solunumu duran hastalar var evet. yanlız daha ilginç olanı gecede 250- 300 kez uyanan insanlarda var, ki onlar uyandıklarının farkında bile değiller.
Bu ilginç değil düpedüz korkunç :yikes:
Ben kendimi 4-5 kez uyanıyor zannederken aslında 250-300 kez de uyanıyor olabilirim yani.
Peki bu insanlar da apne yüzünden mi uyanıyorlar yoksa başka sebepler var mı?

xanax
10-25-2005, 21:33
evet çoğu apne yüzünden uyanıyor. vücut o2 siz kaldığında, kandaki o2 miktarı düştğünde (kandaki normal o2 miktarı 97 olarak değerlendirilmiştir. uyku apnesi yüzünden gece boyu bu oranın 38 - 39 lara kadar düşen insanlarla karşılaşıyoruz. bu çook ciddi bir durumdur) beyin kendini uyarır, buda insanın bulunduğu evreden bir üst evreye geçmesini sağlar. yani insan evre 3 uykusundaysa evre 2 ye yada evre 1 e geçer biz buna aurosal diyoruz. yada tamamen uyanır farkında bile olmaz. gece boyu hemen hemen her apnede bu gerçekleşir.

nikita
07-18-2006, 15:50
uzun zamandır yeni mesaj yazılmamış ama umarım forum hala aktiftir. şimdi cpap'la ilgili bir mesaj gördüm. onunla uyumak zor mu diye merak edilmiş. kesinlikle zor değil. hortumların varlığını birkaç gün sonra hissetmiyorsunuz bile. çünkü sağladığı konfor o kadar muhteşem ki. ihtiyacı olanlara tavsiye ederim. yeter ki ilk brkaç gün dişlerini sıksınlar.

insomnia
09-24-2006, 14:21
Aşağıdaki yazıyı bugün Milliyet gazetesinin internet sayfasında okudum.
Kaynak olarak Türkiye Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Vakfı'nı göstermişler:

Normal erişkin insanların en az %45'i zaman zaman horlamaktadır. %25'i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar

A.B.D. de 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlarıdır (Sırt üstü yatarken horlama daha çok artar.). Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır. Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.

HORLAMANIN NEDENİ NEDİR?

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece allerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.

HORLAMA CİDDİ BİR SORUN MUDUR?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olara evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu "tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır."
"Uyku apnesi" diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.

HORLAMA TEDAVİ EDİLEBİLİRMİ?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralanan önerilere uyulmalıdır.


İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.

Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen allerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.

Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.

Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.

Aşırı yorgunluktan sakınmalı.

Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.

Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.

Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.

Her pozisyonda horlayan kişiler "ağır horlayan" olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.

TEDAVİ
Tedavi şüphesiz tanıya dayanır. Bu allerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir. Horlama - Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Laser'ın kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Unutmayın: Horlama nefes almanın tehlikeli biçimde kesilmesidir. Horlama komik değildir, umutsuz hiç değildir.

insomnia
09-29-2006, 00:48
Ben bu aralar horlama/uyku apnesine taktım ya bugün de Sabah gazetesinde bu konuda iyi bir haber vardı:

http://arsiv.sabah.com.tr/2006/09/28/im//59E1604E34534B4A9C2203C8b.jpg Türk mühendis uyku maskesiyle ödül aldı

Mirage Swift adlı 70 gramlık uyku apnesi maskesiyle Avustralya'da ödül alan Memduh Güney'in tasarımı, geçen yıl müzede sergilendi.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nden mezun olduktan dört yıl sonra Avustralya'ya göç eden mühendis Memduh Güney, 100 kişiden 5'inde görülen uyku apnesi hastalığının tedavisinde kullanılan oksijen maskesini hafif ve ergonomik biçimde tasarlayarak Avustralya Mühendisler Odası'nın verdiği tasarım ödülünü aldı. 70 gramlık maske ile ödül alan Güney, daha önce de iki kez ödüle layık görüldü. Uyku sırasında nefes alma güçlükleri çeken insanlarda görülen uyku apnesi, gün boyu yorgunluğa, dalgınlığa yol açıyor. Güney'in geliştirdiği Mirage Swift adlı maske uyku kalitesini artırdığı için geçtiğimiz yıl Sydney'deki "Power House Museum"da sergilenmişti.
Nurdeniz KUTSEL / HABER MERKEZİ

endise
10-03-2006, 11:56
merhabalar ben siteye yeni katıldım
eşim uzun zamandır horlamakta idi ve nihayet bir uyku laboratuarına gitti ve sonuc kendisinde uyku apnesi oldugu ortaya cıktı ce simdi 2. bir kez daha yatıp cpap aletinin titrasyonuna bakılması gerekiyor ve buna göre nasıl bir alet alınacagı ortaya cıkacak. Biz bu işlemleri kendisinin cok cüzi bir ödeme yaptıgı bir ozel hastanede yaptık (eski personeli oldugundan) simdi sorum su eger bılen ve bana yardımcı olabılecek arkadaslar var ise ben elimdeki bu raporları nasıl SSK dan onaylatabılırım? ve SSK bu CPAP aletini SSKlılara veriyor mu? Şimdiden cevaplara teşekkürler endişe bu arada biz İstanbul da bulunuyoruz.

oturkan
03-21-2007, 20:44
Merhaba,
Daha önce uykudaki şikayetlerimden ötürü iki kez burun ameliyatı geçirdim, ameliyat sonucu sorunların tamamen bitecek diyen, rant peşinde koşan doktorlar yüzünden bu ameliyatların gereksiz olduğunu anlamam çok geç oldu. Bunların akabinde iki değişik hastanede (Bursa&İzmir) uyku laboratuvarında yattım. Şu an cpap kullanıyorum, çok da rahat ettim. Bu kadar uyku rahatsızlığı uzmanını bir arada bulmuşken de sormadan geçemeyeceğim. 1 yıldır cpap kullanıyorum, cpap kullanmadığım zaman uyumak tam bir eziyet ama benim merak ettiğim sorular şunlar; Cpap tedavi edici bir cihazmıdır? Daha ne kadar bu cihazı kullanmam gerek? OSAS hastalığı için cpap kullanımı tek çözümmü? Ayrıca, düzenli olarak cpap kullanan hastalarda ilerleyen zaman içerisinde kalp, akciğer yada başka organlarda Cpap kullanımından ötürü başka rahatsızlıkların çıkma olasılığı ne? (Türkiye için yeni sayılabilecek bir olgu Cpap kullanımı ama belki sizlerin araştırmaları sonucu bu cihaz kullanımının daha eskiye dayandığı ülkelerde hastalar gözlenmiş mi?) Sigara içen hastalar için cpap kullanımı konusunda fikirleriniz neler?

oturkan
03-22-2007, 15:45
Endişe merhaba,
Bende bir cpap kullanıcısıyım ve ssk'lıyım. Ssk cihazı karşılıyor ama sadece belli bir kısmını. Tam bir yıl önce bu rakam 700YTL. idi. Bu en ucuz cihazın fiyatı. Ssk sadece en ucuz cihaz üzerinden ödeme yapıyor. Ama alacağınız cihaz fiyatı, büyüklük, ağırlık ve diğer teknolojik özelliklerine göre bu rakamdan yukarı doğru çıkacaktır. Şu an 4000YTL'ye kadar cihaz olduğunu biliyorum. Bu durumda Ssk'dan 700YTL civarını tahsil edebilecek ve kalan 3400YTL'yi de cebinizden ödemeniz gerekecek. Bu noktada tavsiyem çok uçuk bir rakama kaçmadan otomatik bir cihaz almanız, zaten bence en önemli unsur maske seçimi. Bu sayfadaki forumlarda da göreceğin üzere Mirage Swift kullanıcı için en uygun en rahat maske olacaktır.

empacher
04-19-2007, 15:53
endise,

SSK CPAP cihazini karsiliyor. Bunun icin esinizin uyku laboratuvari olan bir hastanede (Capa, Cerrahpasa, Istanbul Egitim Hast. vs) titrasyon yaptirmasi (uyku apnesini ortadan kadiracak basincin belirlenmesi), sonrasinda da 5 uzmandan olusan heyet raporuyla CPAP satan firmalara basvurmasi gerekiyor... Eger ust model, basincini otomatik ayarlayan bir cihaz alinmayacaksa cebinizden para vermenize gerek yok...

oturkan,

Uzgunum ama CPAP tedavi edici bir cihaz degildir. Gozluk kullanmak gibi dusunun. Belki bir sure kullandiktan sonra kilonuz azalirsa ve egzersiz yaparak kas gerginliginizi yukseltirseniz, sigarayi birakirsaniz, apneniz de hafif seviyedeyse, ileride CPAP'siz idare edecek duruma gelebilirsiniz (bunlarin hepsi farazidir, muhtemelen herseye ragmen uzun yillar daha kullanmaniz gerekebilir).

Uyku apnesinin tedavisi oldukca karmasik bir surectir. 20'ye yakin ameliyat teknigi, agiz ici protezler, yatis pozisyonunu degistirme, hayat tarzini degistirme vs derken isler cok karisir. Herkeste %100 ise yarayacak bir ameliyat veya ilac vs henuz mevcut degildir...

MAdem CPAP'le cok rahat ediyorsunuz, bence hic sorun etmeden kullanmaya devam edin. Uyku apnesinin tedavisinde tum dunyada 1 numarali yontemdir. Gece jet pilotlarina benzer vaziyette uyumak emin olun tum gece bogulup, traktor motoru gibi ses cikarmaktan daha sevimsiz degildir :)

CPAP kullaniminin organlara veya beyninize zararli yan etkileri yoktur. Bilakis, CPAP kullnmazsaniz kalp krizi gecirme riskiniz 5 kat, beyin kanamasi ve felc gecirme riskiniz 3 kat, direksiyonda uyuklayip trafik kazasinda olme riskiniz 17 kat artar...

Saglikli ve huzurlu geceler :sleeping:

muallim
06-22-2007, 22:45
:yikes: BU siteyi yeni buldum ve çok sevindim.Birkaç yıldır cbap kullanıyorum.Gerçekten gece zor oluyor.Başında bir hortumla uyuma.Sanki uzaylı briyim.Yalnız beni korkutan.Elektrik kesilmesi.hortum çıkması.. veya cpabsız uykuda ölüm olur mu.Yani beyin beni uyandırır mı. x mi geçer.Bir de bunun başka tedavisi. ameliyat, radyofrekans,lazer v.s. var mı?

Veya daha başka rahat alet ve tedavi şekli var mı? Teşekkürler

canino
08-09-2007, 12:55
trafik kazası riskini yabana atmayın. her sene dur-kalk trafikte bir araca çarpıyorum son 2 senedir. 2 seferde de çok yorgun olduğum için dikkatim dağıldığını düşünmüştüm. Sonra uyku apnem olduğunu öğrendim. nette konu ile ilgili okurken, apne-hipopne indeksi 15'/saat 'in üstündeki hastalara ehliyet verilmediğini okudum. Tabi bizde ehliyet için alınan sağlık muayeneleri ve raporları çok baştan savma yapıldığından eminim kimse bu sebeple geri çevrilmemiştir...

Büyük risk altındayız trafikte yani... Cpap temin edene kadar araç kullanmamaya karar verdim, hem kendime hem başkalarına zarar verme olasılığımın ne kadar yüksek olduğunun yeni farkına vardım....

canino
08-09-2007, 12:59
bu arada bu cpap titrasyon işi nasıl oluyor? ben bir cihaz alıp hastaneye mi gidiyorum, yoksa hastanenin cihazı ile ben uyurken bana polisamnografi yapıp, sonrasında bana bir gözlük derecesi verir gibi bir basınç değeri mi veriyorlar?
cpap cihazları peryodik bir kalibrasyona gerek duyuyor mu?

MehmetTR
10-19-2007, 20:24
Uyku testi ve BibapTecrübelerimi aktardığım mesajımı incelemenizi öneririm...http://www.uykusuz.biz/showthread.php?p=5054#post5054

Bu arada elektrik kesilmelerinde problem yaşamamak içim Bilgisayarlarda kullanılan UPS ( Kesintisiz Güç Kaynağı ) kullanabilirsiniz.
70- 80 YTL den fiyatları başlıyor... Elektrik kesilme korkusu yaşayacağınıza alın bir tane ;-)
Fiyatlar için =>

http://www.teknodijital.com/asp/listgroup.asp?group=PERUPSNOR