PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çocuklarda Uyku Apnesi


salome
05-18-2005, 01:19
Uyku apnesi kesin ilişkisi bilinmemesine karşın bazı Ani Çocuk Ölüm Sendromu vakalarıyla ilişkilidir. Uyku apnesinin ani çocuk ölüm sendromundaki muhtemel rolü halen araştırılmaktadır. Uyku apnesi adenoidleri ve büyük bademcikleri olan çocuklarda ve aşırı kilolu çocuklarda olabilir. Horlamak bir çocuk için normal olmadığı için aileler mutlaka doktora başvurmalıdır. Uyku apneli daha büyük çocuklar ağırkanlı gözükebilir ve okuldaki performansları kötü olduğu için ‘uyuşuk’ veya ‘tembel’ olarak adlandırılabilir.


Kaynak:www.labs.com.tr

insomnia
01-26-2006, 12:14
İnternette gezerken Milliyet'in sayfasında horlayan çocuklarla ilgili bir araştırmaya rastladım. Araştırma Amerika'da yapılmış ve Latin kökenli çocuklarla da ilgili ama yine de salome ve diğer çocuklu arkadaşlar ilgilenebilir:

"ABD'de yapılan bir araştırmada, uyumadaki sorunlarla öğrenme ve davranış bozuklukları arasında açık bir ilişki olduğu ortaya çıktı.
Araştırmada değişik etnik kökenden çocuklar arasında da farklar olduğu ve Latin kökenli çocuklarda bu soruna daha çok rastlandığı görüldü.
Söz konusu araştırmayı yöneten Arizona Üniversitesi'nden Jamie Goodwin, ''Bunun nedeninden emin değiliz. Sonuç bizim için de sürpriz oldu diye konuştu. Goodwin'in başında bulunduğu ekip, 4-11 yaş grubundan çocukları olan 1200 ebeveyn ile görüştü. Araştırma sonucuna göre, Latin kökenli çocukların yüzde 11.4'ü, beyaz ırktan çocukların da yüzde 7.4'ü uyurken horluyor.
Latin kökenli ebeveynler çocukların uykularında nefes alma sorunu yaşadıklarını belirttiler.
Amerikan Göğüs Hastalıkları Hekimliği Fakültesi'nin yayınladığı The Journal Chest dergisinde de yayınlanan araştırma sonuçlarında, Latin kökenli çocukların yüzde 6.5'inin, beyaz ırktan çocukların da yüzde 3.7'sinin öğrenme sorunu olduğu kaydedildi.
Araştırmaya konu olan çocuklar üzerinde bir yıl boyunca kavrama testleri yaptıklarını söyleyen Goodwin, araştırma sonuçlarının nesnel olduğunu ifade etti.
Goodwin, bazı araştırmalarda ülke çapında 320 bin çocuğun uyurken nefes alma zorluğu çektiğinin ileri sürüldüğünü hatırlattı.
Öte yandan Michigan Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, beyindeki kimyasal dengesizliklerin uyku düzensizliğinin sonucu veya nedeni olabileceği kaydedildi.
The Journal Neurology dergisinde yayınlanan araştırma sonucunda, uykuları düzensiz olanların beyinlerinde dopamin ve asetilalkol üreten hücreleri kaybettikleri ifade edildi."

salome
11-28-2006, 15:24
Kaynak:www.vatanim.com.tr

Uyku apnesi, solunum sisteminden kaynaklanan bir sorundur. Çocuğunuzu uykuda yakalar, soluğunu keser. Oksijensiz ve huzursuz uykunun sonucu, bitkinlik, zayıf bünye, gelişme geriliği gibi faturalar çıkarır ki, zamanında müdahale edilmezse sulanmayan bir çiçek gibi çocuğunuz gözlerinizin önünde solar gider


Uyku, yenilenmedir. Hem ruh hem de beden için... Bazı hastalıklar vardır ki, uyurken sizi yorar. Mesela uyku apnesi... Yetişkinler için bile çok ciddi bir derttir, bazı durumlarda uykuda nefessiz kalıp ölmenize bile neden olur. Ama asıl önemlisi hayat kalitenizi baştan sona etkiler. Uyanırsınız, çuval gibi... Sanki uyumamış da savaşmış gibi yorgun. Sebebi solunum yetersizliğidir. Geniz eti, bademcik ve bazı deformasyonların yol açtığı. Bir yüzde 10 sebep de beyinden kaynaklanır. Uyku apnesi yetişkinler için tehlikelidir, çocuklar içinse çok daha tehlikeli... Zira çocuklarda solunum sistemi farklıdır. Bademcikler ve geniz eti vücuda oranla çok daha büyüktür, solunum fizyolojileri henüz gelişmesini tamamlamadığı için daha dardır. Sonuç, daha az oksijen, çok daha rahatsız bir uykudur. Eğer ki çocuğunuz gece deli gibi yatıyorsa, çok terliyorsa, gündüzleri hırçın, sinirli ve huysuzsa, konsantrasyon güçlüğü çekiyosa, okulda başarısızsa, gözlerinin altı çökmüşse, işte bu hastalıktan şüphelenmelisiniz. Tüm bunların nedeni, uyku uyuyamıyor olmasından kaynaklanır. Halsizlikle başlayan bu semptomlar, eğer zamanında önlem alınmazsa ölüme kadar gidebilecek sonuçlar doğurabilir.

ÖZEL ANESTEZİ GEREKİR
Korkmayın, çözülmeyecek bir sorun değildir. Sadece bir çocuk kulak burun boğaz uzmanına başvurmanız yeterlidir. Kimi zaman cerrahi, kimi zaman da tıbbi tedavi, tüm bu sorunları çözecektir. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Anıl Güngör, “Cerrahi müdahalede komplikasyon çok düşüktür, ama anestezi hayati önem taşır” diyor. Zira zaten solunum güçlüğü çeken çocukların anatomisi farklıdır ve özel bir anestezi gerekir. Bu yüzden mutlaka anestezi uzmanı denetiminde ameliyat yapılmalıdır ki, kötü bir sürpriz yaşanmasın. Bu özeni gösterdikten sonra çocuğunuz oksijenle tanışır, huzurlu uyku ve okulda başarı ardından gelir. Tabii ki derslerini çalışıyorsa!..

6-7 YAŞINDA ÇOK GÖRÜLÜR
* Bu hastalık en çok hangi yaşlarda görülüyor?
En sıklıkla 2 ila 8 yaş arasında görülür. Çünkü bu yaşlarda üst solunum yolunun ebadına göre, lenf bezi büyümesi daha fazladır. Yani bu yaşlardaki çocukların anotomisinde, bademcik ve geniz etinin çok büyük, vücut anotomisinin ise en küçük olduğu dönemdir, ki bu tıkanmalar en çok bu dönemde, özellikle 6-7 yaş arasında olur. Ayrıca üst solunum yolu enfeksiyonları da bu dönemde çok sık görülür.

* Peki uyku apnesine sadece bademcikler ve geniz eti mi sebep olur?
Hayır. Beyindeki uyku merkezinin bozulmasıyla da olabilir... Aslında uyku apnesinin 3 temel türü var. Obstrüktif, yani tıkayıcı tarzda olan, santral, yani beyindeki solunum merkezine bağlı olan ve bu ikisinin karışımı... Santral uyku apnesinde ağızda ve burunda herhangi bir hava akımı yoktur ve solunum hareketine rastlanmaz. Uyku apnelerinin yaklaşık yüzde 10’u santral uyku apnesidir ve beyin sapındaki solunum merkezinin hastalığına bağlıdır. Obstrüktif uyku apnesinde ise solunum hareketleri olmasına rağmen ağız ve burunda hava hareketi görülmez. Uyku apnelerinin yaklaşık yüzde 85’i bu şekilde olur. Genellikle solunum çabası artmıştır. Ancak üst solunum yolundaki tıkanıklık sebebiyle hava alışverişi olmaz. Tıkanıklığın yeri burunda, yutakta veya genizde olabilir.

* Uyku apnesi merkezi sinir sisteminden kaynaklanıyorsa, ne yapıyorsunuz?
O konu nörologları ilgilendiriyor. Ama teşhisi, daha çok ‘uyku testi’ dediğimiz bir testle, polisomnogramla konuyor. Böylece solunum yolunun idare merkezinden hatalı olarak idare edildiğini test edebiliyoruz. Çok ayrıntılı bir test. Diyelim ki, anne babanın şüpheleri, birtakım gözlemleri var. Ama bu gözlemler bize uyku apnesi vardır veya yoktur demeye yetmiyor, işte o zaman yapılmasını istediğimiz bir test. Bu testte çocuklar için de, büyükler için de aynı şey geçerli. Bir akşam üstü uyku laboratuvarına geliyorlar. Yatışları yapılıyor. Herhangi bir ilaç ya da yöntem kullanmadan anne babası da yanında olmak kaydıyla çocuğun uykuya dalması bekleniyor. Uykuya dalmadan önce ya da uykuya daldıktan sonra monitorize etmek, yani izlemek amacıyla çocuğun vücuduna elektrotlar bağlanıyor. Bu sayede bizim uyku sırasında gözlemlediğimiz çok önemli parametreler var. Bunlardan birincisi beyin aktivitesi. İkincisi, kalp ritmi. Üçüncüsü, elektrofizyolojik olarak kalpte görülen aktivite. Kandaki oksijen değerleri, adale fonksiyonu...

* Bunlara bakarak neyi ayırt ediyorsunuz?
Bir kere bu uyku bozukluğu santral mi? Periferik mi, yani olay beyinde mi? Yoksa dışarıda, organlarda mı? Solunuma adaleler katılıyor mu? Oksijen ne kadar düşüyor? Bu oksijen düşmeleriyle tıkanmalar arasındaki süre ne kadar? Ve bu sürede kalp yavaşlıyor mu? Bütün bunlar son derece önemli parametreler. Bu arada tabii diğer ayırıcı bulguları da tespit edebiliyoruz. Mesela ‘Çok fazla hareketli bacak sendromu’ diye birşey var. Bu da uyku bozukluğu yapabiliyor. Bunları da ayırt edebiliyoruz.

Çocuk çok garip pozisyonlarda uyuyabilir
* Bir çocukta uyku apnesi olduğu nasıl anlaşılır?
Bu çocuklar çoğu kez kilo kazanma güçlüğü ve ufak tefek oluşlarıyla dikkat çekerler. Ayrıca bu çocuklarda sürekli horlamanın yanında, büyüme-gelişme geriliği, ağızdan soluma, gece yatağı ıslatma, gün boyu davranış ve entellektüel gelişim bozuklukları, okul başarısının düşmesi, agresif davranışlar ve hiperaktivite görülür. Ayrıca çok garip pozisyonlarda uyuyabilirler. Mesela oturur pozisyonda... Sabahları kaltıklarında baş ağrıları vardır. Geceleri nefes almak için çabalama, boğuluyor hissi vardır. Aşırı terleme olabilir. Özellikle geceleri çok fazla korkulu rüya görme veya uyurgezerlik gibi durumlar ortaya çıkabilir. Çok küçük çocuklarda, bebeklerde ise göğüs kafesinin ileri derecede içeriye çekildiği görülür.

* Peki bu çocukların muayenesinde neler dikkat edilmeli?
Normalde çocuklar uyanıkken muayene edilir. Çocukta geniz eti büyümesinin verdiği bir yüz ifadesi, ağızdan soluma görülebilir. Çocuklarda mutlaka bir büyüme gelişme çizelgesi doldurulup aşırı şişmanlık veya büyüme geriliği olup olmadığı tespit edilmelidir. Her iki burun pasajı çok dikkatle muayene edilmeli, mukozada şişme var mı, yok mu gözlenmelidir. Burundan hava akımının azalıp azalmadığı tespit edilmelidir. Ayrıca bademciklerin büyüklükleri, pozisyonları, yumuşak damağın uzunluğu da... Sert damağın genişliği, yüksekliği ile dilin büyüklüğü ve pozisyonu mutlaka gözlemlenmelidir. Çene büyüklüğü ve pozisyonu da tespit edilmelidir. Hastaların ayrıca kalp muayenelerinin de yapılmasında fayda vardır. İleri vakalarda pulmoner hipertansiyonun yol açtığı, kalp seslerinde değişimler tespit edilebilir... Çocuklarda bademcik ve geniz etinin alınması en sık uygulanan yöntemdir. Eğer yumuşak damak ve küçük dil çok uzun ve çok kalın ise bu yapılara yönelik ameliyatlar da yapılabilir.

Dr. Elif Hakko
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı