PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kadınlar ve Erkeklerin Rüyaları Arasındaki Farklar


Kafka
05-24-2005, 10:04
Kadınlarla erkeklerin rüyaları içerik açısından farklı mı? Evet!

* Erkekler; vurma, dövme, kırma, bozma, öldürme, çalma gibi 'saldırgan eylemler' içeren rüyaları kadınlardan daha fazla görüyor.

* Kadınların rüyalarındaki 'sertlik' erkeklerinkine benzemiyor. Onlar daha çok 'reddetme', 'aşağılama', 'küçük düşürme' rüyaları görüyor.

* Ayrıca 'kaybetme', 'kızgınlık', 'kıskançlık', 'şanssızlık', 'başarısızlık' gibi negatif duygular uyandıran olaylar erkeklerin rüyalarında çok daha fazla yer alıyor.

* Erkeklerin sürekli olarak cinsel rüyalar gördüğü de bir hurafe. Erkeklerin rüyalarına giren her üç karakterden ikisi başka erkekler! Buna karşılık kadınların rüya senaryolarında aşağı yukarı aynı sayıda kadın ve erkek bulunuyor.

* Kadınların favori rüyaları 'evlilik töreni' ve 'yemek' yapmak. Sadece bekârlar değil, evli kadınlar da rüyasında evlenmek üzere olduğunu ama mesela gelinliğin yetişmediğini ya da yanlış evlendirme dairesine gittiğini görüyor. Yani geçmişteki evlilik töreni, kadının şimdiki sorunlarını rüyada dile getirmenin bir aracı oluyor. Yeni doğurmuş kadınların rüyalarında bebeklerini görmesine çok sık rastlanıyor.

* Cinsellikle ilgili ilginç bir veri de şu: Kadınlar da, erkekler de seks rüyası gördüklerinde, karşılarındaki insan genellikle gerçek hayatta pek hoşlanmadıkları ya da çatıştıkları bir kişi oluyor! Ve bu rüyalar hiç de 'eğlenceli', 'zevkli' geçmiyor. Tabii bunun aksi rüyalar da dolu; biz sadece istatistiklerden, ağırlık kazananlardan söz ediyoruz.

DÜŞLER EVRENSELDİR!
Çok ilginç başka veriler de var:

* Köylerden ve ilkel topluluklardan toplanan rüyalar, onların mesela hayvanları, modern toplumdaki insanlara kıyasla daha fazla gördüğünü ortaya koyuyor.

* Ancak... Bu rüyalar kategorilere sokulduğu zaman... Yani 'sosyal ilişkiler', 'yeme-içme', 'başarı-başarısızlık', 'geçmiş olaylar' gibi 10 temel kategoriye ayrıldığında... Mesela Amazon ormanlarında kabile hayatı sürdüren bir erkeğin ya da kadının rüyası ile modern kentte yaşayan hemcinsinin arasında bir fark ortaya çıkmıyor. Yani bir köylü rüyasında üstüne gelen attan kaçarken, biz ise mesela otomobilden kaçıyoruz! Neticede ikisi de aynı duygu!

Kaynak: Sabah gazetesi, Hazırlayanlar: Emre Aköz - Esra Tüzün

salome
01-15-2007, 13:48
Elif Şafak'ın 09.01.2007 tarihli yazısını bugün Zaman gazetesinin internet sayfasında okudum. İlginç geldi; hem de bu konuyla ilgili.

Rüyaları hep kadınlar görür...

Rüyaları hep kadınlar görür. Erkekler sadece seyreder rüyalarını, seyreder ve unuturlar. Üzerinde durmazlar. Erkeklerin rüyalarla temasları dokunmalıktır, ellerini sürer, dokunur ve geri çekilirler. Oysa kadınlar dokunmakla kalmaz, tutar ve kavrarlar rüyalarını.
Kavramakla da kalmaz saklarlar. Arşivlemek kadınların işidir. Ta genç kızlığında gördüğü rüyaları bir kenara not etmiş, hatta notlarından defterler derlemiş kadınlar tanıyorum.

En çok kadınlar danışır rüya alemine. Diyelim ki önemli bir karar var bir an evvel vermeleri gereken ya da asker yolu gözlüyorlar veya bekledikleri bir havadis var bir türlü gelmeyen, açar Kur'an-ı Kerim'i yatarlar istihareye. Gündelik hayatın vermediği cevapları rüya aleminden toplarlar. Bugün olduğu gibi dün de rüyaları hep kadınlar görürdü. Osmanlı İmparatorluğu'nda kaç kadın mutasavvıf rüyalar üzerinden temas kurdu şeyhi ile? Kaç kadın hakikat arayışına bu limandan çıktı? Bugün olduğu gibi dün de...

Ne tuhaf, rüyaları hep kadınlar görür de tabirlerini hep erkekler yapar. Rüya tabirleri kitaplarının yazarları da, yayıncıları da hep erkektir Türkiye'de. Bu kitapları oluştururken kadınların tecrübelerinden pek yararlanmazlar. Daha ziyade, daha evvel basılmış kitaplara sadık kalırlar. Bu sebeptendir ki habire kendini tekrar eder rüya tabiri kitapları. Asla gelişmez, yenilenmezler. Galiba kadınların bir an evvel kendi rüya tabirleri eserlerini yazmaları lazım, kendi tecrübelerinden hareketle.

Rüya Tabirleri Ansiklopedileri çocukluğumuzdan beri sebatla korumakta içeriklerini. Savaş mı çıkmış, uluslararası konjonktür mü değişmiş, yeni bir binyıl mı gelmiş.. ne gam, onlar sabitkadem aynen durmakta. Rüya Tabirleri Ansiklopedilerinin zamanı, sonsuz-zamandır ilk bakışta. Yapılan tabirlerin içeriği eskimez; dolayısıyla, güncellenmez. 2007 senesi itibarıyla, kimse rüyasında kadı görmese, velev ki gördü, o kendini tanıtmadıkça gördüğünün bir kadı olduğunu bilmese bile, ilgili madde yerli yerinde durur. Benzer şekilde, padişah, cübbe, ejderha, define, kafur, asa, anber, anka kuşu, kaftan, kılıç,... gibi maddeler de demirbaştan sayılır. Rüyada görülen veremin veya vebanın tabiri mevcuttur da, AIDS, kanser ya da hepatit B henüz ansiklopedilere girememiştir. Ne de bilgisayar, fax, CD ya da klonlanmış kuzu. Rüya tabirleri ansiklopedileri gündemi takip etmezler. Onların kendi takvimleri vardır. Yusuf'un ve firavunların âhir zamanına iğreti bir biçimde eklemlenmiş, kıyısından köşesinden tutturulmuş fani modernite takvimi.

Rüya Tabirleri Ansiklopedilerinin mekânı, sınırsız-mekândır ilk bakışta. Sadece burada değil, her daim her yerde geçerli olduklarından, ülkeler-kıtalararası yolculuklarda onları da yanınıza alabilirsiniz. Ne var ki gittiğiniz yerde olur da çöl yerine tundra, çadır yerine igloo, ya da ödağacı yerine yağmur ormanları görürseniz rüyanızda, bunların tabirini bulamazsınız kitapta. Rüya Tabirleri Ansiklopedileri coğrafi farklılıklarla ilgilenmezler. Onların kendi haritaları vardır. Arap yarımadasının çöllerinden, Binbir Gece Masalları'nın simyevi saraylarına uzanan, arada bu topraklara da uğrayıp, cennetin ırmaklarında son bulan, yarı dünyevi, yarı semavi bir harita. "


Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=484697

LunarH2O
01-17-2007, 15:09
Dediğin gibi ilginç bir yazı. Ayrıca bir o kadar da sevimli ve sıcak geldi bana. Çok hoş yazmış doğrusu Elif Şafak. Bu arada ben pek inanmam ama böyle istiareye yatmak ya da gördükleri rüyaları yorumlatmak gibi şeylere meraklı arkadaşlar var mı aramızda acaba? Bu tip şeylerin doğruluk payı olabilir mi günlük hayatta diye merak ettim.

flora
06-26-2007, 16:09
oldukça saçma iki yazı bence

CeYHuN SöNMeZ
12-29-2008, 12:34
Elif Şafak'ın 09.01.2007 tarihli yazısını bugün Zaman gazetesinin internet sayfasında okudum. İlginç geldi; hem de bu konuyla ilgili.

Rüyaları hep kadınlar görür...

Rüyaları hep kadınlar görür. Erkekler sadece seyreder rüyalarını, seyreder ve unuturlar. Üzerinde durmazlar. Erkeklerin rüyalarla temasları dokunmalıktır, ellerini sürer, dokunur ve geri çekilirler. Oysa kadınlar dokunmakla kalmaz, tutar ve kavrarlar rüyalarını.
Kavramakla da kalmaz saklarlar. Arşivlemek kadınların işidir. Ta genç kızlığında gördüğü rüyaları bir kenara not etmiş, hatta notlarından defterler derlemiş kadınlar tanıyorum.

En çok kadınlar danışır rüya alemine. Diyelim ki önemli bir karar var bir an evvel vermeleri gereken ya da asker yolu gözlüyorlar veya bekledikleri bir havadis var bir türlü gelmeyen, açar Kur'an-ı Kerim'i yatarlar istihareye. Gündelik hayatın vermediği cevapları rüya aleminden toplarlar. Bugün olduğu gibi dün de rüyaları hep kadınlar görürdü. Osmanlı İmparatorluğu'nda kaç kadın mutasavvıf rüyalar üzerinden temas kurdu şeyhi ile? Kaç kadın hakikat arayışına bu limandan çıktı? Bugün olduğu gibi dün de...

Ne tuhaf, rüyaları hep kadınlar görür de tabirlerini hep erkekler yapar. Rüya tabirleri kitaplarının yazarları da, yayıncıları da hep erkektir Türkiye'de. Bu kitapları oluştururken kadınların tecrübelerinden pek yararlanmazlar. Daha ziyade, daha evvel basılmış kitaplara sadık kalırlar. Bu sebeptendir ki habire kendini tekrar eder rüya tabiri kitapları. Asla gelişmez, yenilenmezler. Galiba kadınların bir an evvel kendi rüya tabirleri eserlerini yazmaları lazım, kendi tecrübelerinden hareketle.

Rüya Tabirleri Ansiklopedileri çocukluğumuzdan beri sebatla korumakta içeriklerini. Savaş mı çıkmış, uluslararası konjonktür mü değişmiş, yeni bir binyıl mı gelmiş.. ne gam, onlar sabitkadem aynen durmakta. Rüya Tabirleri Ansiklopedilerinin zamanı, sonsuz-zamandır ilk bakışta. Yapılan tabirlerin içeriği eskimez; dolayısıyla, güncellenmez. 2007 senesi itibarıyla, kimse rüyasında kadı görmese, velev ki gördü, o kendini tanıtmadıkça gördüğünün bir kadı olduğunu bilmese bile, ilgili madde yerli yerinde durur. Benzer şekilde, padişah, cübbe, ejderha, define, kafur, asa, anber, anka kuşu, kaftan, kılıç,... gibi maddeler de demirbaştan sayılır. Rüyada görülen veremin veya vebanın tabiri mevcuttur da, AIDS, kanser ya da hepatit B henüz ansiklopedilere girememiştir. Ne de bilgisayar, fax, CD ya da klonlanmış kuzu. Rüya tabirleri ansiklopedileri gündemi takip etmezler. Onların kendi takvimleri vardır. Yusuf'un ve firavunların âhir zamanına iğreti bir biçimde eklemlenmiş, kıyısından köşesinden tutturulmuş fani modernite takvimi.

Rüya Tabirleri Ansiklopedilerinin mekânı, sınırsız-mekândır ilk bakışta. Sadece burada değil, her daim her yerde geçerli olduklarından, ülkeler-kıtalararası yolculuklarda onları da yanınıza alabilirsiniz. Ne var ki gittiğiniz yerde olur da çöl yerine tundra, çadır yerine igloo, ya da ödağacı yerine yağmur ormanları görürseniz rüyanızda, bunların tabirini bulamazsınız kitapta. Rüya Tabirleri Ansiklopedileri coğrafi farklılıklarla ilgilenmezler. Onların kendi haritaları vardır. Arap yarımadasının çöllerinden, Binbir Gece Masalları'nın simyevi saraylarına uzanan, arada bu topraklara da uğrayıp, cennetin ırmaklarında son bulan, yarı dünyevi, yarı semavi bir harita. "


Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=484697

kadınlar herşeyden, her dediğimiz laftan ters bir anlam çıkarmaları gibi rüyadan da ters bir anlam çıkarıp eşinin, nişanlısının, sevgilisinin, hiç olmadı bir erkek arkadaşının, babasının başının etini yemek için rüyalarını unutmazlar, araştırırlar. :D:D:D

şaka yapıyorum tabii.bayan arkadaşlar alınmasınlar.ama her şakanın altında bir gerçeklik payı vardır demişler :D

manolya
12-29-2008, 14:13
Dediğin gibi ilginç bir yazı. Ayrıca bir o kadar da sevimli ve sıcak geldi bana. Çok hoş yazmış doğrusu Elif Şafak. Bu arada ben pek inanmam ama böyle istiareye yatmak ya da gördükleri rüyaları yorumlatmak gibi şeylere meraklı arkadaşlar var mı aramızda acaba? Bu tip şeylerin doğruluk payı olabilir mi günlük hayatta diye merak ettim.

öncelikle diger arkadaş gibi bu konuya sert yaklaşmadıgın için tşk.aslında ben öyle rüya yorumlatmak gibi konulara meraklı olmasamda bu konuda bir kaç bilgim var.bu tip şeylerin dogruluk payı varmıdır diye sormuşsunuz.evt dinimizde istihare diye bir konu var.istihare bir kimse yapılması istenilen bir işin hayırlı olup olmayacagını kendisine ALLAH tarafından bildirilmesi maksadıyla yatmadan önce kılınan iki rekat namazdır.bunun bir duası vardır.o dua okunur.kuranı kerimdede geçer bu.ama yapıp yapmamak insanların elindedir.bence yapılmasıda güzel bişeydir....

daha fazla bilgi almak için islam ilmihallerine bakabilirsiniz

CeYHuN SöNMeZ
12-29-2008, 15:06
öncelikle diger arkadaş gibi bu konuya sert yaklaşmadıgın için tşk.aslında ben öyle rüya yorumlatmak gibi konulara meraklı olmasamda bu konuda bir kaç bilgim var.bu tip şeylerin dogruluk payı varmıdır diye sormuşsunuz.evt dinimizde istihare diye bir konu var.istihare bir kimse yapılması istenilen bir işin hayırlı olup olmayacagını kendisine ALLAH tarafından bildirilmesi maksadıyla yatmadan önce kılınan iki rekat namazdır.bunun bir duası vardır.o dua okunur.kuranı kerimdede geçer bu.ama yapıp yapmamak insanların elindedir.bence yapılmasıda güzel bişeydir....

daha fazla bilgi almak için islam ilmihallerine bakabilirsiniz

konuya sert yaklaşan diğer arkadaş kim oluyor bu arada?

manolya
12-29-2008, 16:25
kadınlar herşeyden, her dediğimiz laftan ters bir anlam çıkarmaları gibi rüyadan da ters bir anlam çıkarıp eşinin, nişanlısının, sevgilisinin, hiç olmadı bir erkek arkadaşının, babasının başının etini yemek için rüyalarını unutmazlar, araştırırlar. :D:D:D

şaka yapıyorum tabii.bayan arkadaşlar alınmasınlar.ama her şakanın altında bir gerçeklik payı vardır demişler :D

bu yazında şaka olarak belirttigini zaten söylemişsin ceyhun bey.illaki bazı kadınlarda dediginiz gibi olabilir.istisnalar kaideyi bozmaz.ben sert karşılayan kişi olarak flora arkadaşın yazısından bahsetmiştim.ama siz üzerinize alındınız galiba.demekki biraz sizde her şakanın altında bir gerçeklik payı dediginiz için sert çıktıgınızın farkındasınız.

CeYHuN SöNMeZ
12-29-2008, 16:40
bu yazında şaka olarak belirttigini zaten söylemişsin ceyhun bey.illaki bazı kadınlarda dediginiz gibi olabilir.istisnalar kaideyi bozmaz.ben sert karşılayan kişi olarak flora arkadaşın yazısından bahsetmiştim.ama siz üzerinize alındınız galiba.demekki biraz sizde her şakanın altında bir gerçeklik payı dediginiz için sert çıktıgınızın farkındasınız.

bir erkek gayet açık ve basit bir cümle kurar.bir kadında o basit ve açık cümleden o kadar çok anlam türetir ki erkek şaşar kalır.:s4: şakanın altında gerçeklik payı var tabiii ama ben o yüzden sormadım isim belirtirsen daha ii olur diye düşündüm.:thumbsup: yoksa sert çıktığımı düşünmüyorum.bence çok ta komik bir olay.her zaman yaratıcılıklarına hayran kalmışımdır.öyle ki kitlenir kalırsınız, kendinizden şüphe edersiniz bunları ben mi söyledim diye :s4:

neyse konu başlığından saptık biraz sanırım...