PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kahve Ve Hayaller


Yoda
06-13-2005, 14:15
KÜRŞAT BAŞAR: “Yazar yazmaz herşey eskiyor sanki,sözcükler uzaklığa ve zamana dayanıklı değil.Sende hep bu ayıklanmış kurgulanmış kartlarla yetinmek zorunda kalıyorsun.Sevmeyi bilmediğim doğru ama özlemeyi ve hissetmeyi bildiğimi sanıyorum.Babam ölümünden hemen önce,’Bazen sert bir rüzgar esebilir’,demişti,’o zaman boynunu eğmekten utanma,yeniden başını kaldıracağını,yalnızca rüzgarın geçmesini beklediğini düşün’ demişti.Gerçekten öyle mi hayat yalnızca arasıra gizlenmemiz gereken rüzgarlarlamı dolu,eğer onlardan korunabilirsek bunca acıdanda korunabilirmiyiz ?
Burda tek başıma oturup sulara baktığım bütün bu gecelerde öğrendiğim tek şey,sert rüzgarlardan korunamadığım,babamın söylediği gibi başımı eğemediğim.Neyse kış bitiyor.

KAHVE VE HAYALLER

Saat 5.30,eve dönüyorum.Mevsim kış,hava kararmak üzere.İnsanlar yavaş yavaş gelmekte olan geceden ürkmüş eve biran önce ulaşmak için telaşlarda.Bense nereye gideceğime karar veremeden dolaşmaktayım.
Birden aklıma Sarayburnu geliyor,yürümeye başlıyorum.Yürürken yüzüme gelen rüzgar deniz kokusunuda beraberinde getiriyor.Artık aklımda sadece oraya varmak var.Çay bahçesine girip dışarı oturuyorum.Kimse yok;varsın olmasın.Boğaz manzarası karşısına oturuyorum.İçim ürperiyor.Yanımda konuşacak,dokunacak,hissedecek birini istiyorum ama yok.
-Abi bir arzun var mı ?;Gelen garson.Hayallerim demek istiyorum,olmuyor:
-Bir Türk kahvesi diyorum,gidiyor.
Gene yalnızım.Yalnızlık okyanusunda yüzen kalbim tıpkı küçük bir tekne gibi batıp çıkıyor ama hala ayakta.Yürümeyi öğrenen bir çocuk gibi.Devamlı düşmesine rağmen tekrar ayağa kalkmak için uğraşıyor.
-Kahve,yine garson.
-Masanın üstüne koyun.
-Abi içerde yerimiz var.
-Sağol iyi böyle.
-Bir emrin olursa çağır.
Kahve belki arkadaş belki değil ama hangimiz gerçekleri biliyoruz ki.Birbirimize sevgi sunup onu bununla ezerken hangimiz haklı.Yaşama boyun eğiyoruz çünkü sert rüzgarlar asla bitmiyor.Kalkıyorum.Denize doğru yürüyorum ve bir daha durmuyorum.