PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Rüya - Uyku onun için var


Tanis
08-09-2005, 14:25
Aşağıdaki makaleyi bir blog sitesinde buldum,

Sanki tüm tıp dünyasına karşı bir bilgi gibi geldi,bakalım siz ne diyeceksiniz

Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiç bir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde faaliyetsizlik görülmemiştir. İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Kompütür bilimleri bölümünde psikolog araştırmacı Dr. Evans'a göre uykunun tek maksadı rüya görmemiz için, zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument'in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlanmaktadır.

:withstupi

Kafka
08-10-2005, 19:46
Rüya görülmeyen derin uyku olan n-rem uyku fazının ve rüya görülen rem uykusunun kesinlikle şart olduğunu yazıyorlardı.
Derin uyku hücrelerin tamiri için; rüya görülen uyku ise ruhsal dengemizin sağlanması için diye ezberlemişim.
Şimdi derin uyku fazının gerekli olmadığını ileri sürüyorlar demek. Aslında bu, buradaki ciddi uykusuzluk problemi olan bir avuç insanın niye iddia edildiği gibi tansiyon, kalp vs hastası olmadıklarının açıklaması olabilir. (Ben yaşlarının gençliğine bağlıyordum doğrusu)
Hepimizin gördüğü rüyalar dillere destan, yazsak film senaryosu olacak nitelikte :deli:

LunarH2O
08-15-2005, 10:03
Her ne kadar bir bilim adamı tarafından yapılmış olsa da, bu araştırma sonuçları bana pek de mantıklı gelmedi. Şimdiye kadar uyku ve derin uykuyla ilgili yapılmış araştırma ve öne sürülen tezlerle çelişmesine ek olarak, sıradan kişiler olarak bizim de uykusuzlukla ilgili tüm fiziksel deneyimlerimizle çelişmiyor mu? İki gün üst üste uykusuz kaldığınızda hissettiğiniz o yorgunluk ve bitkinlik halini düşünün. Göz kapaklarınız açılmaz, kafanız sersem gibi olur, hiçbir iş yapmaya gücünüz olmaz. Aslında biz yetişkinler olarak psikolojik olarak böyle mi hissediyoruz acaba? Yani uyumadığımız için bir şekilde beynimizde yorgun ve bitkin olmamız gerektiğine inanıp mı bunları hissediyoruz? Peki ama o zaman bebeklerin ve çok küçük çocukların uyku düzenleri bozulduğunda ve uykusuz kaldıklarında verdikleri tepkilere ne diyeceğiz? Ne kadar huysuzlaştıklarını ve fiziksel düzenlerinin bozulduğuna dair sinyaller verdiklerini hatırlayın. Bence bebeklerin ve çocukların hücre yenilenmesi ve dinlenmek için gerçekten uykuya ihtiyacı var. Bizim de değişen yaşlarda aynı sebepten farklı miktarlarda uykuya ihtiyacımız var. Acaba Allan Rechtschaffen araştırmasını nelere dayandırmış? Gerçekten çok enterasan ve biraz da olanaksız bir tez gibi geldi bana. Uykusuzluk sonucu yaşadığım fiziksel etkileri dikkate aldığımda yani. Siz ne düşünürsünüz bilmem?

salome
08-17-2005, 10:30
...Yani uyumadığımız için bir şekilde beynimizde yorgun ve bitkin olmamız gerektiğine inanıp mı bunları hissediyoruz? Peki ama o zaman bebeklerin ve çok küçük çocukların uyku düzenleri bozulduğunda ve uykusuz kaldıklarında verdikleri tepkilere ne diyeceğiz? Ne kadar huysuzlaştıklarını ve fiziksel düzenlerinin bozulduğuna dair sinyaller verdiklerini hatırlayın. Bence bebeklerin ve çocukların hücre yenilenmesi ve dinlenmek için gerçekten uykuya ihtiyacı var. Bizim de değişen yaşlarda aynı sebepten farklı miktarlarda uykuya ihtiyacımız var...
Çok haklısın bana da aynı sebeplerden dolayı mantıklı gelmedi. Ben 3-4 saat uyuysam bile birkaç rüyamı muhakkak hatırlarım. Ama 8 saat yatakta kalsam da aynı miktarda uykunun verdiği zindeliği hissetmiyorum. Herşey bizim kafamızda mı olup bitiyor bilemiyorum. Herhalde genişletilmesi gereken yeni bir araştırma. Gelişmeleri Uykusuz Sohbetlerde takip ederiz artık.

LunarH2O
09-09-2005, 12:01
Çok haklısın bana da aynı sebeplerden dolayı mantıklı gelmedi. Ben 3-4 saat uyuysam bile birkaç rüyamı muhakkak hatırlarım. Ama 8 saat yatakta kalsam da aynı miktarda uykunun verdiği zindeliği hissetmiyorum.


Değil mi ya? Biz de sıradan vatandaşlar olarak bir şeyler biliyoruz herhalde. Ne de olsa her gece mışıl mışıl ( :oops: ) uyuyoruz. Ama bu konuyu takip etmekte yarar var. Gerçekten gereksiz birşeyse boşu boşuna uyuyup ya da uyumaya çalışıp zaman kaybetmeyelim. Ama gene de doğru olduğunu zannetmiyorum. Diğer arkadaşlar!: Uykunun bedeninize iyi gelmediğini ve dolayısıyla da faydasız olduğunu tecrübe eden oldu mu aranızda?

Kafka
10-09-2005, 15:18
Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiç bir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde faaliyetsizlik görülmemiştir. İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Kompütür bilimleri bölümünde psikolog araştırmacı Dr. Evans'a göre uykunun tek maksadı rüya görmemiz için, zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument'in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlanmaktadır.

Tanis'in alıntı yaptığı bu araştırmaların sonucu destekleyecek nitelikte bazı görüşler bir türlü elimden bırakamadığım "Gece" (A.Alvarez) adlı kitapta da var:

"Düş görmek bir nevroz semptomu değil, vazgeçilmez bir biyolojik süreçtir ve Freud meseleyi tam tersinden almıştır: Rüyalar uykunun bekçileri değil, uyku rüyaların bekçisidir. Bizler rahat uyku uyumak için rüya görüyor değiliz. Tam tersine, düş görmek için uyku uyuyoruz. Çünkü düş görmek bedenimizin doğal ve gerekli işlevlerinden birini oluşturuyor. Laboratuvar deneylerinde, gönüllü denekler, REM uykularından yoksun bırakıldıkları zaman, araştırmacıların "REM dönüşü" dedikleri bir durum yaşıyor ve rahatsız edilmeden uyuyabildikleri ilk fırsatta bu kayıp REM uykusunu telafi ediyorlar. Hatta bunu derin uykularından bile daha ivedilikle ve daha mükemmel bir biçimde telafi ediyorlar. Sözün özü şu: Düş görmek uyumaktan daha önemlidir."