Kafka
09-13-2005, 13:20
Prof. Dr. Mehmet Ömür'ün geliştirdiği yöntem, Amerika Kulak Burun Boğaz Derneği'nin dergisinde yayımlandı.
Uyurken horluyor, terliyor, hareket ediyor ve diş gıcırdatıyorsanız... Ağzınız açık uyuyor, sabah ağız kuruluğu, baş ağrısı ve yorgunluk hissiyle kalkıyorsanız... Sık sık sıçrayarak, çığlık atarak ya da ağlayarak uyanıyorsanız... Gün içinde sürekli halsizlik, uyku halinden şikâyetçiyseniz, dikkat!
Araştırmalara göre, ülkemizde her gece 2 kişi, horlamaya bağlı olarak nefesi durarak hayatını kaybediyor. Yine araştırmalara göre, trafik kazalarının yüzde 20'si uykuda nefes durmasından kaynaklanıyor. Sabahları yorgun ve baş ağrısı şikâyetiyle uyanmak, gün boyu halsizlikten yakınmak da uykuda solunum durmasına bağlanıyor.
Erişkin insanların yaklaşık % 20-25’inde görülen horlama, uykuda nefes kesilmelerine de yol açarak ölümlere dahi neden oluyor. Uykuda solunumun durması ise ‘uyku apnesi’ olarak adlandırılıyor. Bu da tedavi edilmesi gereken çok ciddi bir hastalık. Çünkü uyku apnesi olan hastalarda, örneğin 3 kat daha fazla yüksek tansiyon ve 3 kat daha fazla felç görülüyor. Bu insanların enfarktüs geçirme riskleri ise 4 kat daha fazla.
Özellikle de 50’li yaşlarda bu konunun çok ciddiye alınması gerekiyor. Çünkü uzmanlardan aldığımız bilgilere göre, bu dönemde ölüm oranı % 6’ya kadar çıkabiliyor. Uyku apnesinin en sık görüldüğü yaş dönemi ise 30-50...
Uyku apnesi, tehlikeli bir hastalık. Ama tedavisi mümkün. Gündemde olan en yeni tedavi yöntemi ise ‘uyku fiyongu’. Me-Di Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Merkezi’nden Prof. Dr. Mehmet Ömür’ün geliştirdiği bu başarılı yöntem, geçen günlerde Amerika Kulak Burun Boğaz Derneği’nin ‘Otolaryngology Head And Neck Surgery’ adlı baş ve boyun cerrahisi konusunda yayın yapan bilimsel dergisinde yayımlandı. Bunun çok sevindirici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Ömür, artık tüm dünyanın bu yöntemi deneyeceğini, yöntemin tartışılacağını, bilimselliğinin ise iyice kanıtlanacağını söylüyor. Dilin, vücudun reddetmeyeceği bir iple adeta askıya alındığını söyleyen Prof. Ömür, böylece uyku sırasında dilin boğaza doğru düşmediğini, horlamanın ve nefes kesilmelerinin de engellendiğini vurguluyor. Yöntemin başarı oranı ise % 80’lerde...
Bade GÜRLEYEN
Kaynak: Tempo Dergisi (Sayı35/125, 30.08.2005)
Uyurken horluyor, terliyor, hareket ediyor ve diş gıcırdatıyorsanız... Ağzınız açık uyuyor, sabah ağız kuruluğu, baş ağrısı ve yorgunluk hissiyle kalkıyorsanız... Sık sık sıçrayarak, çığlık atarak ya da ağlayarak uyanıyorsanız... Gün içinde sürekli halsizlik, uyku halinden şikâyetçiyseniz, dikkat!
Araştırmalara göre, ülkemizde her gece 2 kişi, horlamaya bağlı olarak nefesi durarak hayatını kaybediyor. Yine araştırmalara göre, trafik kazalarının yüzde 20'si uykuda nefes durmasından kaynaklanıyor. Sabahları yorgun ve baş ağrısı şikâyetiyle uyanmak, gün boyu halsizlikten yakınmak da uykuda solunum durmasına bağlanıyor.
Erişkin insanların yaklaşık % 20-25’inde görülen horlama, uykuda nefes kesilmelerine de yol açarak ölümlere dahi neden oluyor. Uykuda solunumun durması ise ‘uyku apnesi’ olarak adlandırılıyor. Bu da tedavi edilmesi gereken çok ciddi bir hastalık. Çünkü uyku apnesi olan hastalarda, örneğin 3 kat daha fazla yüksek tansiyon ve 3 kat daha fazla felç görülüyor. Bu insanların enfarktüs geçirme riskleri ise 4 kat daha fazla.
Özellikle de 50’li yaşlarda bu konunun çok ciddiye alınması gerekiyor. Çünkü uzmanlardan aldığımız bilgilere göre, bu dönemde ölüm oranı % 6’ya kadar çıkabiliyor. Uyku apnesinin en sık görüldüğü yaş dönemi ise 30-50...
Uyku apnesi, tehlikeli bir hastalık. Ama tedavisi mümkün. Gündemde olan en yeni tedavi yöntemi ise ‘uyku fiyongu’. Me-Di Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Merkezi’nden Prof. Dr. Mehmet Ömür’ün geliştirdiği bu başarılı yöntem, geçen günlerde Amerika Kulak Burun Boğaz Derneği’nin ‘Otolaryngology Head And Neck Surgery’ adlı baş ve boyun cerrahisi konusunda yayın yapan bilimsel dergisinde yayımlandı. Bunun çok sevindirici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Ömür, artık tüm dünyanın bu yöntemi deneyeceğini, yöntemin tartışılacağını, bilimselliğinin ise iyice kanıtlanacağını söylüyor. Dilin, vücudun reddetmeyeceği bir iple adeta askıya alındığını söyleyen Prof. Ömür, böylece uyku sırasında dilin boğaza doğru düşmediğini, horlamanın ve nefes kesilmelerinin de engellendiğini vurguluyor. Yöntemin başarı oranı ise % 80’lerde...
Bade GÜRLEYEN
Kaynak: Tempo Dergisi (Sayı35/125, 30.08.2005)