Tanis
12-05-2005, 16:48
Eğer uzayda bir gemi uçarsa, biri bunu duyar mı? Bilime göre hayır; uzayda ses yoktur. Ama eğer bir George Lucas filmi izleniyorsa cevabı kocaman bir evet. 1977’de, “Star Wars”la yaratıcı vizyonu sayesinde yıktığı birçok duvar gibi, Lucas bu seferde ses duvarını yıktı ve böylece galaksiler arası sınırlara değişik efektler geldi.
Skywalker Sound kurumunun köklerini anlatırken “Star Wars için yarattığımız en önemli elementlerden biri ses” diyor Lucas. “Özellikle bu evrendeki uzayda sesi yarattım çünkü filmin çok hareketli olmasını istedim ve açıkçası bir uzaygemisinin geçtiği anı çekerken ilginç ve de özel olan, filmin havasını izleyiciye aktaran o ses efekti olmadıkça, sahne olmuyor.
Bariz olarak, stüdyo ses kütüphanelerini dolduran, eski “bip”ler, “boink”ler ve “vuş”lar işimizi görmeyecekti. 1975’te – 20th Century Fox stüdyosu tarafından çok önemsenmeyen, ünü olmayan bilim kurgu macerasının, Star Wars’un ilk fotograf çalışmalarına başlamadan yaklaşık bir yıl önce – Lucas alışılmamış bir adım attı ve kendi uzay opearasına özel bir ses kütüphanesi yaratması için 27 yaşındaki Ben Burtt’ü tuttu.
O zaman daha yeni USC Sinema ve Televizyon bölümünden mezun olan Burtt “Benim gibi bir insanın filmin o kadar başlarında yer almam alışılmış birşey değil” diyor. “Genellikle filmlerde ses efektleri en son eklenen şeydir”.
Burtt, Star Wars için, genellikle nesne ve yaratıkların seslerinin işlenip değiştirilmesiyle oluşturulan 800 ses kaydetti. Bunların arasında bir scuba regületörü (Darth Vader’ın nefes alışı); kırılmış bir havalandırma (İmparatorluk Yıldız Destroyeri); ayı, deve ve deniz aygırı (Chewbacca); hatta Burtt’un kendisi (R2-D2’nun sesinin özü). Star Wars’un ses dizaynı film kadar devrimsi ve etkileyici bir ögeydi. Bu proje, Burtt’e ‘Motion Picture Arts and Sciences’tan ‘Special Achievement Award’ ve Skywalker Sound’dan da 30 yıllık sesle ilgili yeni fikirler anlaşması kazandırdı. Ama yıldönümü bir konseptin doğuşunu gösteriyor, bir ismi değil. Hatta Lucasfilm’in ses bölümü ismini 1987’e kadar tam olarak almadı.
“En başında Medway Prods.’tuk, daha sonra Sprocket Systems olduk ve en sonunda Skywalker Sound’duk” diyor şu an Pixar Animation’da çalışan ancak bu sonbaharı Steven Spielberg’in gelecek, Universal tarafından yayımlanacak filmi, “Munich” için Skywalker’da geçiren Burtt.
Burrt, şirketin eski binasının çok mütevazi olduğunu hatırlıyor, üst katta ofisleri olan, aşağıda da bir kayır odası, şekillendirme odası ve küçük de bir sineması olan bir ofis olarak hatırlıyor ve bir üniversite yatakhanesine benzetiyor.
Bugün ise Skywalker Sound, Marin County, California’da San Fransisco’nun 40 dakika kuzeyinde, eskiden bir çiftlik olarak kullanılan Lucas’ Ranch’te, Teknik Bina’da 153.000 feet kare yer kaplıyor. Şirket, 34 şekillendirme odası, 6 mix stüdyosu, ADR ve Foly sahneleri, 300 koltuklu bir görüntüleme odası, dünya klasmanında bir film müziği sahnesi ve devasa bir müzik kütüphanesine sahip.
“Çoğu yönetmen bana burasının sadece ses üzerinde yoğunlaşıp, filmlerindeki hikayeyi anlatmak için sesi bir aletmiş gibi görebildikleri bir yer olarak gördüklerini söylüyorlar” diyor Skywalker genel müdür, Glenn Kieser. Bir stüdyoda olan hiçbir rahatsızlık burda olmuyor.
Yer sadece tek özelliği değil: Skywalker aynı zamanda 18 tane güçlü, En İyi Ses ve Ses Efekleri Editlenmesinde Oscar ödülünün de sahibi. Aynı zamanda çok etkileyici bir listesi de var: “Indiana Jones” ve “Jurassic Park” filmleri, 1997’nin “Titanic”i, 1998’in “Saving Private Ryan”ı, “2004’ün “the Polar Express”i, tüm Pixar filmleri, “Harry Potter and Goblet of Fire” gibi yeni Warner Bros. yayınları, Sony’nin “Rent”i, Paramount’un “the Weather Man”i ve söylenmesine gerek duyulmayan altı Star Wars filmi. 1992’de, Lucasfilm’in ABC televizyon kanalındaki aksyon dizisi “The Young Indiana Jones Chronicles” tümü dijital olarak yapılan ilk şov oldu Skywalker için.
“Tüm elementler – müzik, diyaloglar, Foley, ADR ve efektler – Sound Droid yada yeni bir İngiliz dijital programı olan Edit View taradından yapılmıştı” diyor Matthew Wood, Lucasfilm tarafından 1990’da video oyun deneyicisi olarak işe almış olan Star Wars, yeni bölümlerinin ses denetleyicisi. Lucasfilm buluşları Sound Droid ve Edit Droid hiçbir zaman popüler olmasa da (hatta ikincisi daha sonra Avid’e satıldı), dijital post-production’da ilklerdi. Skywalker, şu an da sesle ilgili başka bir gelişmeye öncülük etmek üzere; Şekillendirme aşamasında 5.1 kanallı görüntüleme sistemleriyle donatılmış bir odada Pro Tools workstationlarını kullanarak film müzikleri şekillendirmede bir öncü. Bu sistem “pre-dub” adı verilen aşamanın da atlanarak sistemin bedelini düşürüyor ve böylece alçak bütçeli filmlerde de bu sistem kullanılabilir hale geliyor.
Kurumun yeni seçilen ses dizaynı müdürü, Randy Thom’a göre Skywalker aynı zamanda çalışanların yaratıcı yeteneklerine göre şekillenilebilir bir kurum.
İki kere Oscar kazanan ve Lcas’la ilk defa 1980’de “the Empire Strikes Back” filmi için bir araya gelen Thom, “Çalışanlarımızı farklı dallarda çalışmaya tetikliyoruz çünkü diğer birimlerin ne yaptığını ne kadar iyi biliyorsanız, kendi dalınızı da o kadar iyi yaparsınız” diyor. Aynı zamanda “İyi duyulan bir filmi yapmanın sırrı, kameraları çalıştırmadan önce ses dizaynının yapmaktan geçiyor” diye de ekliyor.
“Herhangi bir filmi alıp, etkileyici, ilginç ve güçlü sesler ekleyerek onu sesle kurtarılabilabileceği konusunda bir söylenti var” diyor Thom ve devam ediyor “Ama bu hiçbir zaman olmaz çünkü filmin sesler için dizayn edilmesi lazım, bizim seslerin film için dizayn etmemizden önce.”
Skywalker Sound kurumunun köklerini anlatırken “Star Wars için yarattığımız en önemli elementlerden biri ses” diyor Lucas. “Özellikle bu evrendeki uzayda sesi yarattım çünkü filmin çok hareketli olmasını istedim ve açıkçası bir uzaygemisinin geçtiği anı çekerken ilginç ve de özel olan, filmin havasını izleyiciye aktaran o ses efekti olmadıkça, sahne olmuyor.
Bariz olarak, stüdyo ses kütüphanelerini dolduran, eski “bip”ler, “boink”ler ve “vuş”lar işimizi görmeyecekti. 1975’te – 20th Century Fox stüdyosu tarafından çok önemsenmeyen, ünü olmayan bilim kurgu macerasının, Star Wars’un ilk fotograf çalışmalarına başlamadan yaklaşık bir yıl önce – Lucas alışılmamış bir adım attı ve kendi uzay opearasına özel bir ses kütüphanesi yaratması için 27 yaşındaki Ben Burtt’ü tuttu.
O zaman daha yeni USC Sinema ve Televizyon bölümünden mezun olan Burtt “Benim gibi bir insanın filmin o kadar başlarında yer almam alışılmış birşey değil” diyor. “Genellikle filmlerde ses efektleri en son eklenen şeydir”.
Burtt, Star Wars için, genellikle nesne ve yaratıkların seslerinin işlenip değiştirilmesiyle oluşturulan 800 ses kaydetti. Bunların arasında bir scuba regületörü (Darth Vader’ın nefes alışı); kırılmış bir havalandırma (İmparatorluk Yıldız Destroyeri); ayı, deve ve deniz aygırı (Chewbacca); hatta Burtt’un kendisi (R2-D2’nun sesinin özü). Star Wars’un ses dizaynı film kadar devrimsi ve etkileyici bir ögeydi. Bu proje, Burtt’e ‘Motion Picture Arts and Sciences’tan ‘Special Achievement Award’ ve Skywalker Sound’dan da 30 yıllık sesle ilgili yeni fikirler anlaşması kazandırdı. Ama yıldönümü bir konseptin doğuşunu gösteriyor, bir ismi değil. Hatta Lucasfilm’in ses bölümü ismini 1987’e kadar tam olarak almadı.
“En başında Medway Prods.’tuk, daha sonra Sprocket Systems olduk ve en sonunda Skywalker Sound’duk” diyor şu an Pixar Animation’da çalışan ancak bu sonbaharı Steven Spielberg’in gelecek, Universal tarafından yayımlanacak filmi, “Munich” için Skywalker’da geçiren Burtt.
Burrt, şirketin eski binasının çok mütevazi olduğunu hatırlıyor, üst katta ofisleri olan, aşağıda da bir kayır odası, şekillendirme odası ve küçük de bir sineması olan bir ofis olarak hatırlıyor ve bir üniversite yatakhanesine benzetiyor.
Bugün ise Skywalker Sound, Marin County, California’da San Fransisco’nun 40 dakika kuzeyinde, eskiden bir çiftlik olarak kullanılan Lucas’ Ranch’te, Teknik Bina’da 153.000 feet kare yer kaplıyor. Şirket, 34 şekillendirme odası, 6 mix stüdyosu, ADR ve Foly sahneleri, 300 koltuklu bir görüntüleme odası, dünya klasmanında bir film müziği sahnesi ve devasa bir müzik kütüphanesine sahip.
“Çoğu yönetmen bana burasının sadece ses üzerinde yoğunlaşıp, filmlerindeki hikayeyi anlatmak için sesi bir aletmiş gibi görebildikleri bir yer olarak gördüklerini söylüyorlar” diyor Skywalker genel müdür, Glenn Kieser. Bir stüdyoda olan hiçbir rahatsızlık burda olmuyor.
Yer sadece tek özelliği değil: Skywalker aynı zamanda 18 tane güçlü, En İyi Ses ve Ses Efekleri Editlenmesinde Oscar ödülünün de sahibi. Aynı zamanda çok etkileyici bir listesi de var: “Indiana Jones” ve “Jurassic Park” filmleri, 1997’nin “Titanic”i, 1998’in “Saving Private Ryan”ı, “2004’ün “the Polar Express”i, tüm Pixar filmleri, “Harry Potter and Goblet of Fire” gibi yeni Warner Bros. yayınları, Sony’nin “Rent”i, Paramount’un “the Weather Man”i ve söylenmesine gerek duyulmayan altı Star Wars filmi. 1992’de, Lucasfilm’in ABC televizyon kanalındaki aksyon dizisi “The Young Indiana Jones Chronicles” tümü dijital olarak yapılan ilk şov oldu Skywalker için.
“Tüm elementler – müzik, diyaloglar, Foley, ADR ve efektler – Sound Droid yada yeni bir İngiliz dijital programı olan Edit View taradından yapılmıştı” diyor Matthew Wood, Lucasfilm tarafından 1990’da video oyun deneyicisi olarak işe almış olan Star Wars, yeni bölümlerinin ses denetleyicisi. Lucasfilm buluşları Sound Droid ve Edit Droid hiçbir zaman popüler olmasa da (hatta ikincisi daha sonra Avid’e satıldı), dijital post-production’da ilklerdi. Skywalker, şu an da sesle ilgili başka bir gelişmeye öncülük etmek üzere; Şekillendirme aşamasında 5.1 kanallı görüntüleme sistemleriyle donatılmış bir odada Pro Tools workstationlarını kullanarak film müzikleri şekillendirmede bir öncü. Bu sistem “pre-dub” adı verilen aşamanın da atlanarak sistemin bedelini düşürüyor ve böylece alçak bütçeli filmlerde de bu sistem kullanılabilir hale geliyor.
Kurumun yeni seçilen ses dizaynı müdürü, Randy Thom’a göre Skywalker aynı zamanda çalışanların yaratıcı yeteneklerine göre şekillenilebilir bir kurum.
İki kere Oscar kazanan ve Lcas’la ilk defa 1980’de “the Empire Strikes Back” filmi için bir araya gelen Thom, “Çalışanlarımızı farklı dallarda çalışmaya tetikliyoruz çünkü diğer birimlerin ne yaptığını ne kadar iyi biliyorsanız, kendi dalınızı da o kadar iyi yaparsınız” diyor. Aynı zamanda “İyi duyulan bir filmi yapmanın sırrı, kameraları çalıştırmadan önce ses dizaynının yapmaktan geçiyor” diye de ekliyor.
“Herhangi bir filmi alıp, etkileyici, ilginç ve güçlü sesler ekleyerek onu sesle kurtarılabilabileceği konusunda bir söylenti var” diyor Thom ve devam ediyor “Ama bu hiçbir zaman olmaz çünkü filmin sesler için dizayn edilmesi lazım, bizim seslerin film için dizayn etmemizden önce.”