PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Rüyalar ve gerçekler


strangerPIA
01-18-2006, 13:51
Yazdıklarınızın çoğunu psikoloji bilimiyle açıklamaya çalışıyorsunuz, ama beni kesmiyor. Psikoloji bilimini seven, okuyan ve kullanan biri olarak biliyorum ki psikoloji bilimi benim rüyalarımı (hepsini) açıklamaya yetmiyor. Daha doğru bir ifadeyle hangi rüyamın bilinçaltımla ilgili, hangi rüyamın sezgilerimle ilgili olduğunu artık öğrendim.

Her insanın rüyasında çeşitli semboller vardır ve bu semboller kişiye özeldir. Genel bir sembol yorumu bana komik geliyor. Yani rüya yorumları kitapları hiçbir işe yaramaz, en azından benim için.

Ben iki adet rüyamı ve sonrasında olanları anlatmak istiyorum size. Yorumu sizlere bırakıyorum.

4 yıl önce babaannemi aradığımda ondan haber alamadım. Hastaydı ve benim yanıma gelmeyi reddediyordu. Hastaneye gitmiş olabileceğini düşünüp o günü bekleyerek geçirdim. Ertesi gün yine aradım, yine bulamadım ve bu sefer birilerinde kalmış olabileceğini düşündüm. Birkaç gün bekledikten sonra kesin olarak çok hasta olduğunu ve hastaneye kaldırıldığını düşündüm. (Bunu hissettim de diyebiliriz!) Hastaneleri aramaya başladım. Aklıma gelen tüm devlet hastanelerini aradım ki çoğunlukla gittiği iki hastane vardı ve burada böyle bir hasta yok yanıtını aldım. Sonuçta babaanneme ulaşamadım. Evde yoktu, hastanelerde yoktu. Delirmek işten bile değildi.

1 ay kadar sonra rüyamda babaannemi gördüm. Ağlıyordu. Onun evindeydik ve bana bir şey söylüyordu ama ben anlamıyordum.

Daha önce evine gitmiştim ama bulamamıştım. Tekrar gittim. Bu sefer içeri girmeye kararlıydım. Yan taraftaki işyeriyle, sokaktaki tüm dükkanlarla konuştum ve babaannemin öldüğünü, ben onu çılgınlar gibi ararken hastaneye kaldırıldığını, hem de aradığım hastaneye kaldırıldığını öğrendim.
Ölmüştü ve gömülmüştü bile. Sonra eve girdim ve çok zor bir şekilde özel eşyalarımızı aldım.

Rüyamda babaannem ağlıyordu çünkü ölmüştü ve birinin eve gidip evi boşaltması gerekiyordu. Bana bunu rüya yoluyla haber verdi. Çünkü ev birkaç ay sonra yıkılacaktı, gitmeseydim belirlenen süre sonunda yıkılacağını öğrendim.

Daha sonra mezarlığa gittim. Aile mezarlığında yatıyordu ve babamla isimleri ters yazılmıştı. Bu hatayı düzelttirdim, evi boşalttım ve sonra ikinci kez babaannemi rüyamda gördüm.

Bu sefer mutluydu, iyi olduğunu söyleyip teşekkür etti bana. (Her nereye gittiyse artık)

Bu rüyalarımı psikoloji bilimiyle açıklayamazsınız. Benim öyle çok böyle rüyam var ki...

Telepati, düşünceler, sezgiler (6. his) de var. Sadece dünyada yaşamıyoruz. Başka boyutlar da var ve ölünce başka boyutlara geçiyoruz. Rüyalar da boyutlar arası haberleşme araçlarından biri. Tabi bütün rüyalar için geçerli değil bu.

Tanis
01-18-2006, 23:31
Öncelikle babannenize Allah Rahmet etsin demek sanırım boynumuzun borcu.
Ama şu kısımları anlayamadım bana açıklarsanız sevinirim psikoloji bilimiyle açıklamaya çalışıyorsunuz, ama beni kesmiyor.
Kim çalışıyor ?

Psikoloji bilimini seven, okuyan ve kullanan biri olarak biliyorum ki psikoloji bilimi benim rüyalarımı (hepsini) açıklamaya yetmiyor.

Bilimde aslında salt gerçeklik yoktur.Aksi ispatlanana kadar doğru olduğu kabul edilen gerçekler vardır.Ama genede nasıl olup bazısını açıklayıp bazısını açıklayamadığını merak ettim.Sanki bu iki cümlede çelişiyor sanki.
:smileys_a

Ölmüştü ve gömülmüştü bile.
Daha sonra mezarlığa gittim. Aile mezarlığında yatıyordu ve babamla isimleri ters yazılmıştı.

Sizden habersiz biri ölüyor,kim olduğunu buluyorlar,aile mezarlığına gömüyorlar,üstelik rahmetli babanızla(Allah Rahmet etsin) mezar taşı karıştığına göre birisi mezar taşı da yaptırıyor.(ki bu kişiler evine girip yıkılacak olan evden hiçbirşey alamıyorlar,babanneniz hakkında bu kadar çok şey bilmesine rağmen)Eminimki açıklamanız vardır merakla bekliyorum.

:smileys_a

Telepati, düşünceler, sezgiler (6. his) de var. Sadece dünyada yaşamıyoruz. Başka boyutlar da var ve ölünce başka boyutlara geçiyoruz.

Yüksek ölçüde mümkün.Büyük bütün dinler ve tüm öğretiler(budizm vs) sizin bu görüşünüzü destekliyor ve hatta geliştirilmesini destekliyor.

Rüyalar da boyutlar arası haberleşme araçlarından biri. Tabi bütün rüyalar için geçerli değil bu.

Bende haklı olmanızı dilerim.Ancak gene bence ilk ve ikinci cümleniz birbirliyle çelişiyor sanki

strangerPIA
01-20-2006, 16:14
Oncelikle ben biraz özet konusan biriyim. Soylediklerimi tam olarak ifade edemedim sanirim.

Bu siteye girdim, hosuma gitti ama baktim ki yorumlariniz sadece psikolojik icerikli, baska bir sey yok. Oysa var (yani bana gore). Dunyadaki her olay, insana dair her konu, yaşadığımız her deneyim psikoloji bilimiyle açıklanamiyor ne yazık ki... (Sandığınız gibi değil; ben psikoloji, felsefe, sosyoloji meraklısıyım; matematiği çok severim, bana göre her şeyin bir nedeni var.)

Ben de bunu anlatabilmenin bir yolu ve bir örnekleme olarak iki adet rüyamı anlattım, çünkü başka türlü ifade edemeyeceğimi düşündüm.

Konumuza dönersek: Babaannem yalnız yaşıyordu ve bunu kendisi istiyordu. Kesinlikle bizlerden birinin yanına gelmeyi kabul etmiyordu (kendi ürettiği vesvese, korkular ve güvensizlikleri yüzünden). Bu arada torunlarından sadece ben onun yanıma gelmesini istiyordum, tek kız torunu olduğum için olabilir ya da belki sadece ben onunla kişisel anlamda sorunlarımı çözmüşümdür, sonuçta akıl-mantık-şuur üçgeniyle düşündüğüm zaman bir sürü hastalığı olan 80 küsur yaşındaki babaannemin tek başına yaşamasını istemiyordum. Ama sanırım o da bizlerle (torunlarıyla) ilgili sorunlarını çözememiş olacak ki gelmeyi reddetti. Bu arada onu sürekli arıyordum, uğruyordum da.

Babaannem, oturduğu yerdeki insanlarla iletişim halindeydi ve herkese tembihlediği bir şey vardı: Acil bir durumda sağlık karnem şurada, ölürsem mezarlık belgeleri şurada ve ölürsem aile mezarlığına gömün beni. Gariptir ki bizleri aramaları gerektiğini tembihlememiş.

2 yıl önce onu hastaneye biz torunları kaldırmıştık ve ben de hastanede 1 hafta onunla kalmıştım. Doktorlar asla yalnız kalmaması gerektiğini söyleyip benimle kalması şartıyla hastaneden çıkmasına izin vermişlerdi, ama babaannem benim yanıma taşınmadı. Bunu pek çok kez denemiştim daha önce, misafir gibi gelir, sabahın köründe kaçar giderdi babaannem. (Tabii ki bu sevgisizlik, nefret, kişisel suçluluk duyguları... olabilir. O bunları aşamadı, bunu biliyorum, ama ona karşı hoşgörüm, sevgim, minnetim vardı, hala da var; çünkü bizi o büyüttü, o bizim annemizdi)

Sonuçta babaannemin bir sürü hastalığı vardı ve yalnız yaşıyordu. Onu aradığım süre içinde komşuları onu hastaneye kaldırmış, ama bize haber vermediler! Oysa evinin her yerinde, telefonun yanında bizlerin telefon numaraları vardı! Ayrıca onun evine üst kattan da girilebiliyordu, bu zor bir şey değil. Üstelik onu sürekli kontrol eden komşular vardı. Daha önce bize haber vermişlerdi, bu sefer haber vermediler!

Yan taraftaki iş yeri babaannemin oturduğu evi satın aldığı için bir süre sonra evi boşaltması gerekiyordu ve bunun sayesinde artık benimle beraber oturabileceğini düşünüyordum.

Yani ben eve gitmeseydim yan taraftaki iş yeri mahkeme kararıyla evi boşaltacaktı. Çünkü benden başka babaannemin evine giden yoktu.

Mezarlığa gelince, bir aile mezarlığımız var! Babaannem, dedemin ve babamın mezarlarını yaptırmıştı, kendisi de oraya gömülecekti. Bunu kimbilir kaç kez insanlara söylediği için herkes onun ölürse oraya gömüleceğini biliyordu, mezar kağıtlarını ***ürmek yeterliydi, hatta kimliğini bile ***ürseler olurdu. Öyle de oldu, onu hazır ve gömülmek istediği yere gömmüşler.

Ama bir şeyi atlamışlar, bize haber vermeyi!!!

Mezarlığa gittiğimde gördüğüm şey gayet netti. İsimler yanlış yazılmıştı. Bunu düzelttirdim.

Şimdi anlamadığım şey, çelişki nerede? Onu rüyamda gördüm ve tüm bu olanları öğrendim. Ben nereden bileceğim onun öldüğünü? Bunun düşüncesi bile hoş değildi benim için. Belki de inanmak istemedim. Yani rüya görmesem daha bir süre gitmezdim mezarlığa filan.

Bana göre çelişki yok ama şu var: Sanırım insanlar bizden nefret ediyorlardı. Sorumsuz torunlar, ilgisiz torunlar... Oysa gerçekler çok başka. Kardeşlerime sorarsanız üşütük bir babaanne, sorunlu bir insan, nefretlerle dolu, kendini bile sevmeyen biri (ki kendini kötü şartlara mahkum etti)...

Ben yine de onu rahatsız etmeden, kararlarına saygı duyarak elimden geleni yaptım ama söylediğim bir söz vardı; "Burada tek başına öleceksin ve bizlerin haberi bile olmayacak. Bunu neden yapıyorsun?" ki bu söz gerçekleşti.

Beni bu kadar çok şey açıklamaya mecbur ettiniz, umarım derdimi anlatabilmişimdir.

Sonuçta benim gibi düşünmek zorunda değilsiniz. Ben başka bir dünya, başka bir bakış açısıyım. Tıpkı dünyadaki diğer tüm insanlar gibi. Sadece benim gibi düşünenler de var, benden farklı düşünenler olduğu gibi...

Yoda
01-23-2006, 13:05
Sandığınız gibi değil; ben psikoloji, felsefe, sosyoloji meraklısıyım; matematiği çok severim, bana göre her şeyin bir nedeni var.klübe hoşgeldin.
Beni bu kadar çok şey açıklamaya mecbur ettinizBuna mecbur kalmanız açıkçasını beni üzdü zira biz bir paylaşım sitesi yaratma(Özellikle ben) çabası içindeyiz ve hayatta en nefret ettiğim şey bir şeye mecbur olmak yada mecbur etmek. O yüzden bu sitede lütfen kendinizi mecbur hissetmeyin.
Sonuçta benim gibi düşünmek zorunda değilsiniz. Ben başka bir dünya, başka bir bakış açısıyım. Tıpkı dünyadaki diğer tüm insanlar gibi. Sadece benim gibi düşünenler de var, benden farklı düşünenler olduğu gibi...
Buna katılmamak elde değil ve artık eteğimizde çakıl taşı kalmadığına göre tekrar aramıza hoşgeldiniz. :zzz:

Tanis
01-25-2006, 01:56
Oncelikle ben biraz özet konusan biriyim. Soylediklerimi tam olarak ifade edemedim sanirim.
Kesinlikle
....psikolojik icerikli, baska bir sey yok. Oysa var (yani bana gore).Dunyadaki her olay, insana dair her konu, yaşadığımız her deneyim psikoloji bilimiyle açıklanamiyor ne yazık ki... (Sandığınız gibi değil; ben psikoloji, felsefe, sosyoloji meraklısıyım; matematiği çok severim, bana göre her şeyin bir nedeni var.) Açıklama yöntemlerinizi ve diğer dallardan faydalanma şekillerinizi hala bekliyoruz.Anlatmaya karar verirseniz uyandırır mısınız ? :sleeping: :zzz:

Ben de bunu anlatabilmenin bir yolu ve bir örnekleme olarak iki adet rüyamı anlattım, çünkü başka türlü ifade edemeyeceğimi düşündüm.
Bu kadar çok şeyle ilgilenirken mi.Hadi ama yapmayın lütfen.

tabii ki bu sevgisizlik, nefret, kişisel suçluluk duyguları... olabilir. O bunları aşamadı, bunu biliyorum, ama ona karşı hoşgörüm, sevgim, minnetim vardı Allah rahmet eylesin babannenize.Eğer yaşasaydı çok çok çok iyi geçineceğimize karar verdim birden bire hele sizin kendinizi haklı çıkarmanız varya bayıldım valla.hele o bizi o büyüttü noktalaması yokmu inanılmaz duygusaldı. :worshippy

Yani ben eve gitmeseydim yan taraftaki iş yeri mahkeme kararıyla evi boşaltacaktı. Çünkü benden başka babaannemin evine giden yoktu.bence boşuna telaş etmişsiniz,mirasçılarına ihbarname göndermeden yada malları için kayyım tayin etmeden ki -kimsesiz ise bu hazine olur- evi mahkeme kararı ile boşaltamazlardı.size bir dost bilgisi.ama benden öğrendiğinizi kimseye söylemeyin.zira sizin için hukuk müşavirliğini ayağa kaldırdım.Adamlar anlamsız anlamsız baktılar ne zaman öyle bir akraba edindim diye :sh:

Babaannem, dedemin ve babamın mezarlarını yaptırmıştı,...... Öyle de oldu, onu hazır ve gömülmek istediği yere gömmüşler.

Mezarlığa gittiğimde gördüğüm şey gayet netti. İsimler yanlış yazılmıştı. Bunu düzelttirdim.

Aile mezarlığında yatıyordu ve babamla isimleri ters yazılmıştı.

Şimdi anlamadığım şey, çelişki nerede? Yorum Yok :sus:



Ben yine de onu rahatsız etmeden, kararlarına saygı duyarak elimden geleni yaptım ama söylediğim bir söz vardı; "Burada tek başına öleceksin ve bizlerin haberi bile olmayacak. Bunu neden yapıyorsun?"harika bir rahatsız etmeme ve saygı duyma doğrusu :thumbsup:

Beni bu kadar çok şey açıklamaya mecbur ettiniz, umarım derdimi anlatabilmişimdir.Yoda ya katılıyorum.Hiç bir şeye mecbur değilsiniz ve tıpkı benim sizin ilk yazdıklarınızla anlayabilmek mecburiyetinde olmadığım gibi.Bana çelişkili geliyorsa sorarım,sizde ister cevap verirsiniz ister vermezsiniz.Evet ben farklı düşünürüm,siz farklı düşünürsünüz.Benim için detaylar çok önemli olur,sizin için olmaz.Bana çelişki gibi gelir,sizce gayet doğaldır.Ben sizin bildiklerinizi bilmem ve çıkarımlarımı bildiklerimle yaparım,siz kendinizinkine göre.Ama asla ve asla size düşünceniz yanlış demem.Söylediklerim size kendinizi kötü hissettirmiş olabilir ama bu ana kadar size hiç bir satırda yanlış düşündüğünüzü söylemedim.Size hep benim baktığım noktadan yazdıklarınızın nasıl durduğunu söyledim ve tabiiki hayat denkleminde bir çok bilinen ve bilinmeyen denklem olabilir Tek bir çözüm yolu olmayabilir.Ama bence her şey psikolojiktir.Sizin bana cevaben yazdığınız ve benim alıntılar yaptığım yukarıdaki yazınız bile

Ne kadar bilirsen bil, anlatabildiklerin
Karşındakinin anlayabildiği kadardır.
(Mevlana)
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaslanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve yaşamaktan korkuyor, kendisi için değil, başkalarına göre yaşadığı için. (W.Shakespeare)

Allahım bana;
Değiştirebileceklerim için güç,
Değiştiremeyeceğim şeyler için sabır,
İkisinin arasındaki farkı anlamak için de akıl ver...

uinen
05-25-2006, 21:35
Yazınızı okuyunca birden aklıma kendi babannem ve yaşadığım olaylar geldi.

Babannem en az 5-6 senedir İstanbul'a taşınmıştı,ben ve babam o zaman Ankara'da yaşıyorduk. Burada Kurtköy'de kendine akrabalarının da yardımıyla bir ev tutmuştu,yaşayıp gidiyordu ama hem kalp,hem astım ve akciğer sorunu vardı.

Benimle iletişimi kesmişti,çünkü..bunun nedenini ben de tam bilmiyorum ama bana her zaman söylenen kendisini hasta olarak görmememdi. Ve gerçekten de bulabilseydim kendisini yalnız bırakmazdım. Herneyse...


Ben senelerdir rüyamda onu her zaman eski evinde görürdüm,orada konuşur,detleşir,gerekiyorsa beni uyarırdı.
Bir gün(yazın),ben Trabzon'dayken onu gene eski evinde gördüm. Fakat bu sefer çok hastaydı,yatak döşek yatıyordu,zor nefes alıyordu.
Ben o zaman bir sorun olduğunu az-çok anladım. Fakat ne akrabaları numarasını verdiler,ne de ben telekom vb yerlerden bulabildim. Bu sebepten sadece aklımda kaldı bu durum.

O yaz,daha doğrusu ekim gibi tek bir smsyle onun ölümünü öğrendim. Bir süredir evini görüyordum ama içinde kendisi yoktu. Buna bir anlam veremiyordum. Bu haberle bunun sebebini öğrenmiş oldum.
Ben şoktan çıktıktan sonraki üzülme devremde rüyama tekrar geldi,beni rahatlattı.

Zaman geçtikçe onu çağırmamdan huzursuz olmaya başladı,ben de bir süre çağırmadım.
Başım bir ara feci halde bir derde giriyordu..o sıralarda rüyama geldi,beni çekip uzaklaştırdığını,ama bana kızgın olduğunu,"bırak artık bu işi,o kişiyi bırak,uğraşmak istemiyorum onunla" dediğini gördüm. Ve gerçekten de o olaydan tereyağdan kıl çeker gibi uzaklaşabildim.

Ondan sonra bir iki defa daha gördüm,ben eski evini sevdiğim için benimle gene orada buluştu. Mutlu olduğunu gördüm.

Ölümden sonraki hayat konusunda zaten bir tereddütüm olmamıştı. Ve çevremdekiler deli gibi üzülürken ben tam olarak üzülemiyordum,çünkü benimle irtibatı pek de kesmemişti. Sevgimiz ve bağımız hala sürüyordu.


Rüyalar elbette ki her zaman sembolik değiller,özellikle bazen birebir çıkan rüyalar hemen herkesin başına bir defa gelmiştir diye düşünüyorum...

CeYHuN SöNMeZ
02-17-2009, 23:45
Telepati, düşünceler, sezgiler (6. his) de var. Sadece dünyada yaşamıyoruz. Başka boyutlar da var ve ölünce başka boyutlara geçiyoruz. Rüyalar da boyutlar arası haberleşme araçlarından biri. Tabi bütün rüyalar için geçerli değil bu.

Öncelikle başınız sağ olsun. yaşadıklarınız için üzüldüm
yazdıklarınızdan etkilendim doğrusu
telepati, 6. his, durugörü..bunlar çok özel yetenekler. herkesin sahip olabileceği ya da sahip olsa bile kullanabileceği yetenekler değil. bazı şeyler sadece psikoloji ve bilimle açıklanamayabilir. böyle bir yeteneğiniz olduğu için kendinizi şanslı hissetmelisiniz ve geliştirmeye yönelik çalışmalısınız bence...