PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Delirmenin bir nedeni de kötü beslenme


şehrazad
01-22-2006, 16:59
Gece atıştırmalarımızda yediklerimize biraz dikkat etmekte fayda var sanırım. Baksanıza aşağıdaki habere:

"İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, son 50 yılda değişime uğrayan beslenme alışkanlıkları, ruhsal rahatsızlıkların artışında rol oynuyor.
İngiltere'de beslenme üzerine araştırmalar yürüten Sustain ve Ruh Sağlığı Vakfı'na göre, gıda üretiminde son 50 yılda meydana gelen değişiklikler nedeniyle, artık insanlar besin değeri daha az olan yiyeceklerle besleniyor.

Araştırma sonuçlarına göre, bu dönemde İngiliz halkı ayrıca, sağlıklı ve taze yiyeceklerden uzaklaşarak, daha yağlı ve şekerli besinlere yöneldi.

Araştırmayı yürüten bilimadamları bu durumun depresyon ve hafıza sorunlarına neden olabileceğini söylerken, gıda uzmanları bunun kanıtlanmış bir bilgi olmadığını savunuyor.
Ruh Sağlığı Vakfı Başkanı Andrew McCulloch, "beslenmenin ruh sağlığı üzerinde bazı etkileri olduğu çok açık" diye konuştu.

McCulloch, bazı ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde, ilaç ya da danışmanlığa başvurmak yerine, hastanın beslenme tarzına eğilmenin daha iyi sonuçlar verdiğinin görüldüğünü vurguladı.
Araştırmacıların gıdalarda son yıllarda yaşandığını ortaya koydukları değişimin kökeninde, hayvansal yağlar bulunuyor.

Buna göre, tarımın sanayileşmesi sonucu giderek daha fazla katkı maddesi ile beslenen hayvanların etlerindeki yağ dengesi değişiyor.

Örneğin tavuklar, kesilme aşamasına 30 yıl önce olduğundan iki kat daha hızlı ulaşıyor. Bu da yağ oranlarının yüzde 2'den yüzde 22'ye çıkması sonucunu doğuruyor.

Sonuçta, doymuş yağ oranı yüksek olan besinler, insan beyninin çalışma hızını düşürüyor. "

Kaynak:www.haberx.com

Yoda
06-20-2006, 02:18
Örneğin tavuklar, kesilme aşamasına 30 yıl önce olduğundan iki kat daha hızlı ulaşıyor. Bu da yağ oranlarının yüzde 2'den yüzde 22'ye çıkması sonucunu doğuruyor.Tüm hayvan savunucularına rağmen Kentucy'in gece 12'den sonra evlere servisi durdurmasını ve dükkanlarını kapatmasını protesto ediyorum :deli:

şehrazad
10-06-2006, 00:10
Yoda sen işin gırgırındasın ama bugün okuduğum yazıya bir göz atar mısın, yemek yeme bağımlılık haline gelirse epey korkutucu bir hal alıyor:

"Bilim adamları, aşırı yemenin obez insanlarda bir çeşit bağımlılık olabildiğini bildirdiler.
Bilim adamları, mide ile beyin arasındaki sinyalleri takip için "Implantable Gastric Stimulator" adı verilen bircihazı kullanarak araştırma yaptılar. Brookhaven Milli Laboratuvarı araştırmacıları, mideden beyine vagus siniri vasıtasıyla gönderilen sinyalleri izlemek için, cihazı obez gönüllüler üzerinde kullandılar.

"Ne kadar yediğimiz ve yeme ihtiyacı içinde olup olmadığımıza dair sinyalleri beyne ***ürdüğü için" araştırmada vagus sinirinin kullanıldığı belirtildi. Araştırma sonucunda, obezler ve uyuşturucu bağımlılarında, yiyecekler ve uyuşturucu isteğinin temelinde benzer beyin faaliyetlerinin bulunduğu saptandı.

Brookhaven Laboratuvarı tıp bölümü başkanı Dr. Gene-Jack Wang, beynin sinyalleri alan bölgesinin hafıza ve hissiyatla ilgili hippocamus ile ön korteks olduğunu saptadıklarını belirterek, hippocamusun aynı zamanda beynin uyuşturucu alışkanlığıyla ilgili bölgesi olduğunu hatırlattı.

Wang, artık zayıflamış olsa bile obez bir insanın hippocamus bölgesine sinyallerin gelmeye devam ettiğini belirterek, obezliğin "nüksetme ihtimalinin yüksek olduğunu" kaydetti.

Yeme alışkanlığının bağımlılık olduğunu uzun zamandır dile getiren Florida Üniversitesi McKnight Beyin Enstitüsü'nden Dr. Mark Gold ise daha iyimser bir yorum yaptı. Gold, yeni bulguların, uyuşturucu bağımlılığında olduğu gibi obezitede de yeni tedavi yöntemleri geliştirilmesini sağlayabileceğini söyledi."

Kaynak: e-kolay.net

Yoda
10-07-2006, 02:54
Araştırsınlar.Eminim onların aksine görüşde de yeni bir araştırma yapılır.

Obeziteden kurtulan sayısı ile uyuşturucudan kurtulan sayısını da kıyaslasınlar.

Birde tüm bu araştırmayı doğru sayarsak benimde altın vuruş için acil yiyeceğe ihtiyacım var.Sahur yaklaşıyorda :P

özlem
11-01-2006, 11:37
Araştırsınlar.Eminim onların aksine görüşde de yeni bir araştırma yapılır.

Obeziteden kurtulan sayısı ile uyuşturucudan kurtulan sayısını da kıyaslasınlar.

Birde tüm bu araştırmayı doğru sayarsak benimde altın vuruş için acil yiyeceğe ihtiyacım var.Sahur yaklaşıyorda :P

İşte Yoda'yı çoook sevindirecek bir araştırma daha :Jumpy:

Bu sefer Amerikalı bilim adamları araştırmış:

Yaşlanmanın etkilerini sadece birkaç yıl daha geciktirebilmek için milyarlarca dolarlık araştırma yapan ABD’li bilim adamları, insan ömrünü uzatmanın en etkili yolunun kalori kısıtlaması olduğunu açıkladı. Michigan, Washington ve Wisconsin üniversitelerinin 5 yıl süren araştırmasında, insanla benzer fiziksel özellikler gösteren maymunlar incelendi. Wisconsin Maymun Araştırma Merkezi’nde iki ayrı diyete tabi tutulan hayvanlar arasındaki fiziksel farklılıklar, düşük kaloriyle beslenenlerin, diğerlerinden dinç kaldığını gösterdi. İşte New York Times gazetesinin yayımladığı araştırma sonuçları:

GÖRÜNÜŞÜ ETKİLİYOR
En büyük fark 25 yaşındaki Canto ile 26 yaşındaki Owen adlı maymunlar arasında gözlendi. Canto, 5 yıl boyunca günde 445 kaloriyle, yani alması gerekenin yarısı kadar kaloriyle beslendi. Owen 885 kalori aldı. Aralarında 1 yaş olmasına rağmen Canto’nun tüyleri çok daha parlak, duruşu çok daha dik, cildi elastik, genel görünüşü sağlıklı ve çok daha enerjik. Normal kaloriyle beslenen Owen ise dökülmüş tüyleri, kırışmış cildi ve kambur duruşuyla yaşlılığın tüm belirtilerini sergiliyor. Owen ayrıca yüksek tansiyon ve eklem rahatsızlıklarına yakalandı.

HÜCRE GEÇ YIPRANIYOR
Michigan Üniversitesi, kalori kısıtlamasının insanda da benzer etkiler yarattığını açıkladı. Yüzde 33 kalori azaltımı, damar tıkanıklığı, kalp krizi ve kanser riskini düşürüp DNA hasarını azaltıyor. Düşük kalori düzeyi metabolizmayı da yavaşlatarak, hücre yıpranmasını önlüyor. Böylece insan ömrü 110 ila 140 yıla kadar uzayabiliyor.

Kaynak: Vatan Gazetesi