Kafka
12-13-2006, 20:09
Filmin ismini görüp konusunu okuyunca tamam dedim tam bizim siteye göre bir film, muhakkak görüp sizlerle paylaşmalıyım.
Filmin yönetmeni olan Michel Gondry 1963 doğumlu ve bu işe video klip yönetmenliği ile başlamış. 2004 yapımı filmi Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) çok beğenildi ve şimdiden bir kült film haline geldi.
Bu filmi ben de çok beğenmiştim ama 'Rüya Bilmecesi'nden en büyük farkı senaryosuydu.
Sil Baştan'ın senaryosunda çok iyi bir senarist olan Charlie Kaufman'ın imzası vardı. Charlie Kaufman'ın öyle bir hikaye anlatma kabiliyeti var ki anlattığı hikaye sadece Joel (Jim Carrey) ve Clementine (Kate Winslet) arasında geçen bir öykü olmaktan çıkıp hepimizin hikayesi haline geliyordu.
Rüya Bilmecesi'nde de bilinçaltı ve rüya kavramları var ama sanki karakterler, olaylar kopuk kopuk ve sürekli bir rüyanın içerisindeyiz. Araya giren kaliteli animasyon görüntüleri hikayeyi iyice karmaşıklaştırıyor hatta bir süre sonra sıkıcı hale getiriyor.
Yine de Michel Gondry'nin hikayesinin içerisine girip çocukluğundan beri rüyalarıyla gerçeği karıştıran Stepane'yi canlandıran Gael Garcia Bernal'ın sevimliliği ve doğal görünüşüne kapılıp filmi sevme ihtimaliniz olduğunu düşünüyorum :thumbsup:
Filmin yönetmeni olan Michel Gondry 1963 doğumlu ve bu işe video klip yönetmenliği ile başlamış. 2004 yapımı filmi Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) çok beğenildi ve şimdiden bir kült film haline geldi.
Bu filmi ben de çok beğenmiştim ama 'Rüya Bilmecesi'nden en büyük farkı senaryosuydu.
Sil Baştan'ın senaryosunda çok iyi bir senarist olan Charlie Kaufman'ın imzası vardı. Charlie Kaufman'ın öyle bir hikaye anlatma kabiliyeti var ki anlattığı hikaye sadece Joel (Jim Carrey) ve Clementine (Kate Winslet) arasında geçen bir öykü olmaktan çıkıp hepimizin hikayesi haline geliyordu.
Rüya Bilmecesi'nde de bilinçaltı ve rüya kavramları var ama sanki karakterler, olaylar kopuk kopuk ve sürekli bir rüyanın içerisindeyiz. Araya giren kaliteli animasyon görüntüleri hikayeyi iyice karmaşıklaştırıyor hatta bir süre sonra sıkıcı hale getiriyor.
Yine de Michel Gondry'nin hikayesinin içerisine girip çocukluğundan beri rüyalarıyla gerçeği karıştıran Stepane'yi canlandıran Gael Garcia Bernal'ın sevimliliği ve doğal görünüşüne kapılıp filmi sevme ihtimaliniz olduğunu düşünüyorum :thumbsup: