PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Toroğlu haklı mı dersiniz?


insomnia
03-17-2005, 16:51
Her fırsatta bizi hormonlu gıdalarla ilgili uyarmayı görev edinen Erman Toroğlu TBMM'de Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili siyasilerin, Ziraat Fakültesi prof.'larının ve konuyla ilgilenenlerin katıldığı ilk defa düzenlenen bir toplantıya katılmış.

Konuşması basına şöyle yansımış:

"Daha önce "hormonlu salatalığı" gündeme getiren ve özellikle üreticilerden yoğun tepkiler alan Toroğlu, domatesin, elmanın kızartılması için dioksin adlı kanser yapıcı bir maddenin denetimsiz ve sık olarak kullanıldığını söyledi. Bu ilaçların toprağa oradan suya ve denize karıştığını ve mutlaka insanlara geçtiğini kaydeden Toroğlu, "Türk insanında bir kanser patlaması var" dedi.

Bu aşamada Avrupa'nın sürekli kanser ilacı sattığını kaydeden Toroğlu, "Türkiye'de 25 yıldır insanlar bilimsel olarak öldürülüyor. Kanser riski haritaları var mı? Deprem oldu deprem riski haritaları yapıldı. Nerelerde kanser var, nerelerde artmış? Domateslerin kızarması için elmaların kızarması için kullanılıyor. Bugün en büyük olay bu meseledir. Alad diye madde domateslerin kızartılmasında kullanılıyor mu?" ifadelerini kullandı.

Kendisinin bütün bu risklere dikkat çektiğini ancak bazı kesimler tarafından suçlandığını ve yoğun eleştirilere maruz kaldığını hakkında davalar açıldığını söyleyen Toroğlu, "Ben bunları söyledim. Kendi kazdıkları kuyuya düşüyorlar" ifadelerine de yer verdi. "

Kafka
03-18-2005, 12:13
Bu komplo teorileri hakkında ben ne diyeceğimi bilemiyorum, kilitleniyorum. Gerçek olmadığını umduğumuz kadar korkunç iddialar ortaya atılıyor. Kanser ilacı satmak için insanları zehirlerler mi, denemek için deprem yaratırlar mı :confused: Bazen yok canım diyorum, bazen de yaparlarmış gibi geliyor.

Ama söylenenleri dinlersek şu anda ekmek bile yemememiz lazım. Tavuk, patates, domates, bebek bisküvisi... Liste o kadar uzun ki. Her zaman ki kaderciliğimizle işi Allah bırakıp normal yemeğimizi yemek en doğrusu herhalde.

Yoda
03-18-2005, 15:28
valla öncelikle olarak vegeteryanlığa karşı yapılmış bir saldırı olarak görüyorum bunu

Üreticilerin sattıklarını yemediklerini,kendileri için özel üretim yaptığını biliyormusunu ?

sonra toroğlunun bir organik tarım çiftliği olduğunu biliyormusunuz ?

sebzelerimizi avrupaya gönderip ordan alalım diyorum,onlar kontrol ediyor.

kanser oranının türkiyede artışının ne kadar hızlı olduğunu biliyormusunuz.Meme kanseri 5 yıl önce 10 kadından biri iken,4 yıl önce 9 kadından birine 3 yıl önce ise 8 kadından bire düşmesi rastantı mı?

şehrazad
03-19-2005, 10:22
valla öncelikle olarak vegeteryanlığa karşı yapılmış bir saldırı olarak görüyorum bunu
Üreticilerin sattıklarını yemediklerini,kendileri için özel üretim yaptığını biliyormusunuz ?
sonra toroğlunun bir organik tarım çiftliği olduğunu biliyormusunuz ?
Meme kanseri 5 yıl önce 10 kadından biri iken,4 yıl önce 9 kadından birine 3 yıl önce ise 8 kadından bire düşmesi rastantı mı?

Bunlar tüyler ürperten bilgiler. Ama olay sırf sebze meyveyle de bitmiyor ki, bize deli dana hastalığı taşıyan, (ya da şüphesi olan) etleri yedirmişler, tavuklar hakkında neler dediler, ekmek fırınlarının durumları malum. Ne yapacağız, ne yiyeceğiz ben bilmiyorum.

salome
03-21-2005, 12:43
Toroğlu'nun organik tarım çiftliği olabilir ama sırf satış yapabilmek için bu kadar uydurma bilgi yayabilir mi? Bu durumda ilgili bakanlığa çok iş düşüyor, tarımda kullanılan gübre, hormon vs. maddeleri çok iyi denetlemeleri lazım. Organik tarım mahsullerinin fiyatları ne öyle :yikes: kaç kişi alabilir?
Hepimizin sonu kanser herhalde. Bir de şu bebe bisküvisi işine hala inanamıyorum. En azından bebek-çocuk besinlerini daha iyi denetleyemezler mi?

Kafka
03-23-2005, 18:02
Aslında isteseler ve bu iş için bir bütçe ayırsalar yapabilirler herhalde.
Bugün yine gazetede bir yazı vardı okudunuz mu?
İsveç'e Antalya'da ihraç edilen patlıcanlarda kimyasal madde kalıntısı belirlenmesi üzerine ihracatçı firmanın 3 Mart'tan önce gönderdiği malların satışı yasaklanmış. Antalya'dan gelen patlıcanlarda
'bromopropylate' adı verilen kimyasal madde belirlendiği açıklanmış.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın: "Kırmızı örümcek için kullanılan bir ilaç. Ticari ismi Neoron olan ilaç ruhsatlı. Sebze ve ve meyvelerde kullanılıyor. Piyasada bekleme süresi en uzun ve etkili ilaçlardan. Bu ilacı attıktan en az 14 gün sonra hasat yapılmalı. Burada ya ilacın bekleme süresine uyulmadı ya da doz aşımı yapıldı. Kişi üzerinde alerjiden kanserojene kadar zararı olabilir. Zirai mücadelede kullanılan pestisitler tehlikelidir. Bu ilaçların ziraat mühendisleri tarafından reçeteyle satılması gerekiyor. Ancak Türkiye'de zirai mücadele ilaçlarını herkes satabiliyor ve de reçetesiz. Bu konudaki denetimler ise çok yetersiz." demiş.

Bu bir de ihraç edilen ürün. Biz kimbilir neler yiyoruz :banghead3

Yoda
03-25-2005, 16:01
Halk bilinçli mi sorun orda esas


hem üreten hem tüketen


:coco: