Yoda
12-04-2007, 01:12
Menopoz dönemindeki kadınların ortak sorunu ise gece ateş basarak uyanmaları ve sırılsıklam terlemeleri. Kadınlar geceleri havalandırmayı çalıştırmayı, hafif gecelikler giymeyi ve komodinin üstünde soğuk su bulundurmayı kurtuluş olarak görüyor. Risk taşımasına rağmen hormon tedavisine gidildiği de oluyor. Aslında tek suçlu sürekli inip çıkan östrojen değil.
Uyku konusundaki araştırmalar arttıkça kadınlardaki uyku bozukluklarının sebepleri daha iyi anlaşılıyor. Bunların en geneli apne denilen uyku sırasında kısa süreli nefes kesilmeleri nedeniyle yaşanan problemler. Apne, genellikle menopozdan sonraki dönemde boyun bölgesindeki yağın artmasından kaynaklanıyor. Bu kalınlaşma nefesin kesilmesi için yeterli oluyor.
Kilolu genç kadınlarda ya da yapısal problemleri olanlarda da aynı soruna rastlanıyor. Hamile kadınlarda da bebeğin annenin diyaframını zorlaması nedeniyle horlama veya apne görülebiliyor. Bu durumda tansiyonun kontrol edilmesi gerekiyor. Apne'nin tedavisi CPAP yardımıyla olabilmekle beraber sadece kilo vermek ya da sırtüstü yüzüstü yatmak da işe yarıyor. Bu pozisyon hava kanallarının açık kalmasını sağlıyor.
Son zamanlarda dikkatleri üzerine toplayan bir başka uyku bozukluğu sebebi ise yine erkeklerden daha çok kadınları ilgilendiren huzursuz bacak sendromu. Bu problem, hareket etme ve yürüme isteğine neden olan sızlama ya da karıncalanma olarak tanımlanabilir. Bu problemin ana kaynağı demir eksikliği. Demir eksikliği de hamilelik ya da adet dönemi kaynaklı olabiliyor ki bu da sorunun neden daha çok kadınlarda görüldüğünü açıklıyor. Aşırı kan bağışı ya da vejetaryen diyetler de demir eksikliği ile sonuçlanabiliyor. Bu durumda demiri vücutta yeniden depolama yoluna gitmek gerekiyor. Ancak bu süreç aylar alabiliyor.
Kaynak : Maxi Dergi
Uyku konusundaki araştırmalar arttıkça kadınlardaki uyku bozukluklarının sebepleri daha iyi anlaşılıyor. Bunların en geneli apne denilen uyku sırasında kısa süreli nefes kesilmeleri nedeniyle yaşanan problemler. Apne, genellikle menopozdan sonraki dönemde boyun bölgesindeki yağın artmasından kaynaklanıyor. Bu kalınlaşma nefesin kesilmesi için yeterli oluyor.
Kilolu genç kadınlarda ya da yapısal problemleri olanlarda da aynı soruna rastlanıyor. Hamile kadınlarda da bebeğin annenin diyaframını zorlaması nedeniyle horlama veya apne görülebiliyor. Bu durumda tansiyonun kontrol edilmesi gerekiyor. Apne'nin tedavisi CPAP yardımıyla olabilmekle beraber sadece kilo vermek ya da sırtüstü yüzüstü yatmak da işe yarıyor. Bu pozisyon hava kanallarının açık kalmasını sağlıyor.
Son zamanlarda dikkatleri üzerine toplayan bir başka uyku bozukluğu sebebi ise yine erkeklerden daha çok kadınları ilgilendiren huzursuz bacak sendromu. Bu problem, hareket etme ve yürüme isteğine neden olan sızlama ya da karıncalanma olarak tanımlanabilir. Bu problemin ana kaynağı demir eksikliği. Demir eksikliği de hamilelik ya da adet dönemi kaynaklı olabiliyor ki bu da sorunun neden daha çok kadınlarda görüldüğünü açıklıyor. Aşırı kan bağışı ya da vejetaryen diyetler de demir eksikliği ile sonuçlanabiliyor. Bu durumda demiri vücutta yeniden depolama yoluna gitmek gerekiyor. Ancak bu süreç aylar alabiliyor.
Kaynak : Maxi Dergi