Yoda
12-04-2007, 01:24
Küçük çocuğu olan birçok annenin ortak sorunu kendilerini sürekli yorgun hissetmeleri. Tıpkı Martha Yasso gibi. Üç yaşındaki oğlu her uykuya dalışında o da biraz olsun dinlenme fırsatı yakalıyordu. Ama çok geçmeden yine kendini yorgun hissediyor, gözlerini açık tutabilmekte zorlanıyordu.
Geçen sonbahar aylarında oğluyla New York'taki evlerinin yatak odasında oynarken Yasso'nun göz kapakları giderek ağırlaştı. Tamamen bayılmadan biraz önce oğlunun elini yüzünde hissetti. "Anne, lütfen uyan" diye bağırıyordu. Bu olay Yasso için dönüm noktası oldu. Hemen uyku bozuklukları merkezinden bir doktorla bağlantıya geçti. Uyku laboratuarında vücuduna bağlanan elektrotlar aracılığıyla gece boyunca beyin dalgaları, soluk alışı ve hareketleri izlendi. Gecenin sonunda Yasso, hissettiği aşırı yorgunluğun nedenini anladı. Doktoru,Yasso'ya uykuda olduğunu düşündüğü sekiz saat içinde aslında tam 245 kere uyandığını söyledi. Bu şaşırtıcı rakam aynı zamanda birçok şeyi
de açıklıyordu. Yasso, uyku apnesi rahatsızlığına yakalanmıştı. Uyku sırasında hava akımı düşüyor, kritik seviyeye ulaştığında da beyni otomatik olarak Yasso'yu uyandırarak uyarıyordu.
Bu da farkında olmadan kısa süreli uyanmalar yaşamasına sebep oluyordu. Yasso'nun uyku sırasında bacaklarının istemsiz bir şekilde hareket etmesi de uykusunu etkiliyordu, ilk incelemeden birkaç hafta sonra Yasso, CPAP adı verilen bir makineye bağlandı. Makine, Yasso'nun nefesini düzenli almasını sağlayacaktı. Eğer işe yararsa bir sonraki aşamaya, bacaklarındaki sorunun tedavisine geçilecekti. Yasso, sorununun tedavisi yönünde adımlar atılması nedeniyle huzurlu günler yaşıyordu.
1990'ların başında uyku laboratuarlarındaki klasik hastalar,horlamalarıyla eşlerini deli eden orta yaşlı erkeklerdi. Artık bu hastalara, ciddi uyku problemleri çeken her yaştan çok sayıda kadın katıldı. Son yıllarda gerek doktorlar gerekse hastalar,yeni anne yorgunluğu ve menopoz anksiyetesi gibi sorunların uyku bozukluğuna yol açabilecek psikolojik ve fiziksel problemler olduğunu kavradı.
Bunun sebeplerinin modern kadınların yaşam tarzlarından kaynaklandığı da söylenebilir. Onlar çalışan, eve bakan,çocuklarla ilgilenen ve üstlendikleri sorumluluk nedeniyle ışıklar kapanınca bile düşünmeyi sürdüren kişiler. Uzun süreli uyku problemleri de ödedikleri bir bedel. "Uykusuzluk, kişinin modunun düşmesine, enerjisinin azalmasına ve hırçınlaşmasına neden oluyor" diyen uyku uzmanları, bu hastaların aynı zamanda kalp krizinden obeziteye kadar birçok hastalığa da açık hale geldikleri uyarında bulunuyor.
Az Uyku Çok Kilo
Yapılan son araştırmalar uyku eksikliğinin açlık ve doyma hissini düzenleyen hormonların üremesini de sekteye uğrattığı gösteriyor. Bu araştırmalara göre az uyku uyuyanlar daha kilolu oluyor.
Newsweek'in haberine göre, Johns Hopkins Uyku Bozuklukları Merkezi'nden Dr. David Neubauer kadınların uyku problemlerini en çok ilk adet görme dönemlerinde, hamileliklerinde ve menopoz dönemlerinde yaşamaya yatkın olduklarını anlatıyor.
Özellikle ilk adet dönemini geçiren genç kızlar çeşitli hormonal değişiklikler ve demir eksikliği nedeniyle uyku problemleri çekebiliyor. Sonrasında hormonlara bağlı uyku bozuklukları daha fazla görülüyor. Bir araştırmaya göre kadınların yüzde 70'i hangi yaşta olursa olsun uyku sırasında çok ciddi baş ve göğüs ağrıları çekiyor. Bunların birçoğu ağrı kesicilerle ya da kafein alımının kesilmesiyle tedavi edilebiliyor.
Kaynak : Maxi Dergi
Geçen sonbahar aylarında oğluyla New York'taki evlerinin yatak odasında oynarken Yasso'nun göz kapakları giderek ağırlaştı. Tamamen bayılmadan biraz önce oğlunun elini yüzünde hissetti. "Anne, lütfen uyan" diye bağırıyordu. Bu olay Yasso için dönüm noktası oldu. Hemen uyku bozuklukları merkezinden bir doktorla bağlantıya geçti. Uyku laboratuarında vücuduna bağlanan elektrotlar aracılığıyla gece boyunca beyin dalgaları, soluk alışı ve hareketleri izlendi. Gecenin sonunda Yasso, hissettiği aşırı yorgunluğun nedenini anladı. Doktoru,Yasso'ya uykuda olduğunu düşündüğü sekiz saat içinde aslında tam 245 kere uyandığını söyledi. Bu şaşırtıcı rakam aynı zamanda birçok şeyi
de açıklıyordu. Yasso, uyku apnesi rahatsızlığına yakalanmıştı. Uyku sırasında hava akımı düşüyor, kritik seviyeye ulaştığında da beyni otomatik olarak Yasso'yu uyandırarak uyarıyordu.
Bu da farkında olmadan kısa süreli uyanmalar yaşamasına sebep oluyordu. Yasso'nun uyku sırasında bacaklarının istemsiz bir şekilde hareket etmesi de uykusunu etkiliyordu, ilk incelemeden birkaç hafta sonra Yasso, CPAP adı verilen bir makineye bağlandı. Makine, Yasso'nun nefesini düzenli almasını sağlayacaktı. Eğer işe yararsa bir sonraki aşamaya, bacaklarındaki sorunun tedavisine geçilecekti. Yasso, sorununun tedavisi yönünde adımlar atılması nedeniyle huzurlu günler yaşıyordu.
1990'ların başında uyku laboratuarlarındaki klasik hastalar,horlamalarıyla eşlerini deli eden orta yaşlı erkeklerdi. Artık bu hastalara, ciddi uyku problemleri çeken her yaştan çok sayıda kadın katıldı. Son yıllarda gerek doktorlar gerekse hastalar,yeni anne yorgunluğu ve menopoz anksiyetesi gibi sorunların uyku bozukluğuna yol açabilecek psikolojik ve fiziksel problemler olduğunu kavradı.
Bunun sebeplerinin modern kadınların yaşam tarzlarından kaynaklandığı da söylenebilir. Onlar çalışan, eve bakan,çocuklarla ilgilenen ve üstlendikleri sorumluluk nedeniyle ışıklar kapanınca bile düşünmeyi sürdüren kişiler. Uzun süreli uyku problemleri de ödedikleri bir bedel. "Uykusuzluk, kişinin modunun düşmesine, enerjisinin azalmasına ve hırçınlaşmasına neden oluyor" diyen uyku uzmanları, bu hastaların aynı zamanda kalp krizinden obeziteye kadar birçok hastalığa da açık hale geldikleri uyarında bulunuyor.
Az Uyku Çok Kilo
Yapılan son araştırmalar uyku eksikliğinin açlık ve doyma hissini düzenleyen hormonların üremesini de sekteye uğrattığı gösteriyor. Bu araştırmalara göre az uyku uyuyanlar daha kilolu oluyor.
Newsweek'in haberine göre, Johns Hopkins Uyku Bozuklukları Merkezi'nden Dr. David Neubauer kadınların uyku problemlerini en çok ilk adet görme dönemlerinde, hamileliklerinde ve menopoz dönemlerinde yaşamaya yatkın olduklarını anlatıyor.
Özellikle ilk adet dönemini geçiren genç kızlar çeşitli hormonal değişiklikler ve demir eksikliği nedeniyle uyku problemleri çekebiliyor. Sonrasında hormonlara bağlı uyku bozuklukları daha fazla görülüyor. Bir araştırmaya göre kadınların yüzde 70'i hangi yaşta olursa olsun uyku sırasında çok ciddi baş ve göğüs ağrıları çekiyor. Bunların birçoğu ağrı kesicilerle ya da kafein alımının kesilmesiyle tedavi edilebiliyor.
Kaynak : Maxi Dergi