Uykusuz Sohbetler Forum Alanları  

Go Back   Uykusuz Sohbetler Forum Alanları > Uykusuzlukla İlgili Alanlar > Çocuklarda Uykusuzluk
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Takvim Arama Bugünün Mesajları Bütün Forumları okunmuş kabul et

Cevapla
 
Seçenekler Arama
Old 03-18-2005, 18:31   #1
Kafka
Site Yöneticisi
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Mesajlar: 422
Çocuklarda Uyku Bozuklukları

Uyku problemi olan çocuklar, aşağıdaki üç belirtiden birini ya da daha fazlasını gösterirler:

(1) Güçlükle uykuya dalarlar ya da uyuyamazlar;
(2) gündüz uyuklarlar;
(3) uyku sırasında alışılmadık ya da istenmeyen hareketler yaparlar .



Dissomniler :

Yetersiz, aşırı veya verimsiz uyku ile karakterize uyku bozukluklarıdır.


Çocukları etkileyen iki sınıflandırması mevcuttur.

Solunumla ilgili uyku bozukluğu: Çocuklar arasında kronik uyku bölünmelerinin en sık görülen ve genellikle tanımlanmayan nedenlerinden birisi, soluk alma güçlüğüne bağlı uyku problemidir. Uyku sırasında, istemsiz olarak 10 saniyeyi aşan solunumun kesintiye uğraması olarak tanımlanır.

Uyku apnesinin üç tipi tanımlanmıştır: obstrüktif, santral ve miksttir.


Santral uyku apnesi prematür bebek ve yenidoğanlarda geçici olarak yaygın olarak gözlenir.

Obstrüktif uyku apneleri: Pek çok çocuk, büyük bademcik ve geniz etine karşın, uyanıkken oldukça düzenli nefes alır; ancak derin uyku sırasında azalan kas tonusuna bağlı olarak hava yolu daralır, bunun sonucu olarak solunum işi artar ve geçici bir obstrüksiyona yol açar ve kısmi uyanmalar olur. Bu kısmi uyanmalar bir gece sırasında 200-300 kez olabilir, bu nedenle yorgunluk veya dikkatsizlik yakınmaları ortaya çıkabilir.

Yürüyen bebeklerde gelişme geriliği sendromunu andıran büyüme geriliği olabilir, bunun olası nedeni parçalı uyku sırasında yetersiz büyüme hormon salınımı ile ilişkilidir.
Uyuyan çocuğun horlamasının kaydedilmesi teşhis için faydalı olur.


Yürüyen bebek ve küçük çocuklarda obstrüktif uyku apnesi sendromunu genellikle büyümüş bademcik ve geniz etinden nadiren de aşırı kilodan kaynaklanır. Tedavisi büyümüş, obstrüksiyona neden olan geniz eti ve bademciklerin alınmasını kapsar.


Narkolepsi: Narkolepsinin başlangıç belirtilerinin gündüz uyuklama ve başa çıkılamayan uyku atakları olduğuna işaret edilmektedir. Narkolepsinin klinik belirtileri erişkinlerle benzerlik gösterir.


Tedavisi semptomatik olup, özgün semptomların şiddetine göre bireyselleştirilir. Hastaların belirli yatış ve kalkış zamanları izlenmelidir. Günde iki-üç kez 20-30 dakikalık düzenli programlanmış kısa bir uyku yoğun atakları olanlara önerilmelidir. Okul ve iş programları hastanın yüksek uyku gereksinimi olduğu düşünülerek uyarlanmalıdır. Psikososyal destek ve danışma şarttır, yardım grupları önerilir. Hastanın, ailesinin ve okulunun bilgilendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekir.

Protodissomniler:

Çocuklarda güçlükle uykuya dalma ve devam ettirme en yaygın bozukluklardır ve okul öncesi yaşlarda çok yaygındır.

Çocuklardaki çoğu uyku bozuklukları çalışmaları gece uyanma üzerine odaklanmıştır. Bazı araştırmalarda uyku problemi olan sekiz aylık bebekler izlenmeye alınmış ve üç yaşında iken %41’inde sorunların hala devam ettiği bulunmuştur. Tersten söylenirse, üç yaşında iken uyku problemi olanların yalnızca %26’sı, sekiz aylıkken bu belirtileri göstermemiştir. Başka bir araştırmada; üç yaşında uyku problemleri olanların %84’ünün üç yıl sonra hala problemlerinin devam ettiği bulunmuştur. Yapılan bir geriye dönük çalışmada, ise, üç yaşında gece uyanma problemleri olanların hemen hemen yarısının doğumdan beri bu sorunun olduğunu, sekiz yaşında uyku problemleri olan çocukların %40’ı en azından üç yaşında beri uyku problemleri olduğu gözlenmiştir.


Aileleri en sık kaygılandıran ve en sık başvuru nedeni gece uyanmalarıdır. İkinci sıklıktaki neden ise çocuğun yatağa konulduktan sonra istenen sürede uyumamasıdır. Anne babalar tarafından gece uyanmaları konusunda gece uyanmalarının problem olarak kabul edilip edilmemesi, neyi normal olarak kabul ettiğine bağlıdır. Bu konuya yönelik yapılan bir araştırmada bebeklerin yaklaşık dörtte birinin bir yaşında iken haftada beş geceden daha fazlasında uyanık oldukları saptanmıştır. Annelerin %10’u bunu problem olarak kabul etmiyordu. Ancak, bu bebeklerin %37’sinde sorun denecek kadar uyanma sorunu yoktu.


Psikolojik olarak, her gece uykuya dalmak ve gecenin ortasında uyanma, tekrarlayan “ayrılık-tekrar bir araya gelme” yaşantısını temsil eder. Böyle yaşantılarla artan anksiyete ve ilişkili olarak uykunun bozulması çocuğun gelişim evrelerine göre değişir, çocuk tarafından yaşanan diğer stres ve travmanın etkisini yaptığı gibidir. Bebek gece uyanmaları güvensiz bağlanmayı yansıtabilir.


Oyun çocukları ve okul öncesi yaş grubu çocuklarında uykuya dalma güçlüğü ve gece uyanmalarının en sık nedeni uykuya başlama çağrışımları ile ilgili olanlardır . Anne babanın yardımı olmaksızın yerleşme, kendini rahatlatma ve uykuya dalma, çocuklarda öğrenilen davranışlardır. Eğer bir çocuk uykuya dalmak için annesinin yardımına (sallanma, beslenme, kucağa alma) ya da özel etkinliğe (oyuncak, müzik) alışmışsa, gece uykusu içindeki uyku basamakları arasındaki fizyolojik uyanmalarında da bu çevre şartlarını isteyecektir. Uykuya dalma güçlüğü olan çocuklarda bu fizyolojik uyanışlarda anne baba müdahalesi ya da alışılmış özel davranışların yapılması gerekir. Bu problemin en iyi tedavi yöntemi davranış tedavileridir, bu teknikler uyaran kontrolü ve dereceli söndürmeyi içerir .


Okul çağı çocuklarında uykuya dalma güçlüğü ve uyuyamama problemleri daha çok anksiyeteye, üzüntüye, stres ve korkulara bağlıdır. Bu problemler gece birşeyden korkmaya, bir kabusa ya da gündüz olan travmatik bir olaya veya başka bir spesifik olaya tepki olarak ortaya çıkabilir.

Tedavinin ilk basamağı korku ve kaygının kökenin tanımlanması ve buna yönelik girişimlerdir. Birçok faktör uyku bozuklukları ile ilişkili bulunmuştur; bebeğin mizacı, beslenme, fiziksel rahat oluş, süt alerjisi, evlilik çatışmaları ve ebeveyn psikopatolojisidir . Memeyle beslenenlerde, suni beslenenlere oranla uyanma daha sıklıkla olmakta, ayrıca ilk iki yaşta günlük uyku döngüsünde toplam uyku süreleri daha azdır . Dört aydan sonra diğer gıdalara geçişle uyku sorunu oluyorsa, yenen gıdaya özen gösterilmelidir . Uyku alışkanlıklarının oluşmasını sağlayan anne babanın ailesel ve kültürel (yetiştirme) değerleri tanımak da önemlidir . Yatma zamanı anne baba-bebek etkileşimi uyku bozukluklarına sebep olabilir. Gecenin başlangıcında karyolası dışında uykuya dalan bebekler bir uyanma sonrası gecenin ortasında alışılmış tekrar uyanmaları daha sık olmaktadır. Tersi olarak, uyku başlangıcında kendi karyolasında uyutulan bebekler gecenin ortasında uyandıklarında uykuya dönüşleri daha çok olası olmaktadır . Dört ay sonrasında anneler, yatmadan önce verilen gıda miktarını artırarak veya yatma zamanı katı gıdalar vererek bebeği tok tutarak gece kesiksiz uyumalarını sağlarlar.

Kaynak:bebekkokusu.com
__________________
Doktor olmadığımdan uykusuzluk hakkındaki yazılarım tıbbi değil şahsi görüş, araştırma ve tavsiye niteliğindedir.
Kafka is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 03-18-2005, 18:55   #2
salome
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Nereden: Ev
Yaş: 43
Mesajlar: 413
İlginiz ve araştırmanız için çok teşekkürler.
__________________
Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P. Smith)

salome is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 03-22-2005, 02:06   #3
salome
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Nereden: Ev
Yaş: 43
Mesajlar: 413
Esas problem çocukta değil ki ben de. O uyuyalı en az üç saat oldu, biraz sonra ya rüya görüp uyanacak, ya su, süt birşey isteyecek ama ben de uykunun u'su yok. Sonra sabah sürünerek kalkacağım ve günden yine hayır gelmeyecek
__________________
Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P. Smith)

salome is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 03-22-2005, 20:24   #4
Kafka
Site Yöneticisi
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Mesajlar: 422
Zaten geçenlerde gazetede "eğer uyuyamıyorsanız annenizi suçlayın diye bir yazı okumuştum". Sanırım uykusuzluğun da genetik olduğu kanıtlandı. Bu konuda daha güvenilir bir kaynak bulduğumda tekrar yazacağım.
__________________
Doktor olmadığımdan uykusuzluk hakkındaki yazılarım tıbbi değil şahsi görüş, araştırma ve tavsiye niteliğindedir.
Kafka is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 03-25-2005, 18:41   #5
salome
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Nereden: Ev
Yaş: 43
Mesajlar: 413
Alıntı:
Zaten geçenlerde gazetede "eğer uyuyamıyorsanız annenizi suçlayın diye bir yazı okumuştum". Sanırım uykusuzluğun da genetik olduğu kanıtlandı.


Bu doğru olmalı. Annem başta olmak üzere bizim ailenin çok büyük bir kısmının uyku problemi var. Bizim kız babasının ailesine çekememiş maalesef
__________________
Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P. Smith)

salome is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 03-28-2005, 19:03   #6
salome
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Nereden: Ev
Yaş: 43
Mesajlar: 413
İyi haber mi, kötü haber mi bilemedim,

ama bizim ufaklık grip oldu, ilaçlar uyku veriyor ve birkaç gecedir uyuyor. Yalnız doktora gidip ilaca başlamadan önceki birkaç geceyi ne siz sorun ne de ben anlatayım.
Şaka bir yana hastalıkları çok yorucu ve üzücü oluyor. Zaten o uyuyor ama ben uyuyor muyum bakalım
__________________
Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P. Smith)

salome is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 04-28-2005, 01:13   #7
Yoda
Site Yöneticisi
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Nereden: Ogame'den
Yaş: 43
Mesajlar: 734
Birde genel olarak aşağıdakileri de ben belirteyim dedim.

Orta kulak iltihabı olan, diş çıkartan, gazı olan ya da vücudunun herhangi bir yerinde başka bir tıbbi sorunu olan çocuklar huzursuz olup, uykusuzluk sorunu çekeceklerdir.

__________________
Ogamedeyim Geleceğim Az Sonra ..........



www.ogame.org-Uni 12- Hekjedi
Yoda is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 03-17-2006, 11:12   #8
evrim
1 Gecedir Uykusuz Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 1
18 aylık bir kızım var ,15 gündür şiddetli uyku problemi yaşıyoruz.3 aydan sonra akşam 10 dayatıp sabah 7 d ekalkan bebeğim şimdi ne zaman yatarsa yatsın nerdeyse saat başı ağlayarak kalkıyor

ne dersem diyim sarılıyım asla sakinleşmiyor takii salona gidip ayağımda sallayana kadar bazen buda fayda etmiyor.Dr.muz ... diye bir şurup verdi 1 haftadır kullanıyoruz ama hiç bir değişiklik yok güne sabah 5-6 da başlamak ve saat başı uyanıp yatmakdan mahvoldum

işe sürünerek geliyorum resmen,nedeni ne anlayamadım ki internetten biraz baktım kabus görüyo olabilirmiş.bu ne kadar sürecek acaba tanrım....

Bu durumu yaşayan ve bana tavsiyeleri olacaklardan yardımalrını bekliyorum.

Konu Kafka tarafından (02-28-2008 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir.. Sebep: İlaç adı verilmesi.
evrim is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 03-17-2006, 14:57   #9
Kafka
Site Yöneticisi
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Mesajlar: 422
Uykusuzluk çalışan annelerin de çalışmayan annelerin de düşmanı.
Üç aylıktan beri düzenli uyuyan bebeğinizin 18 aylıkken sorunlarının başlaması fiziksel bir rahatsızlığının olduğunu düşündürüyor. Ama anladığım kadarıyla doktora gitmişsiniz.
2-3 yaş gibi kabustan korkmalar başlıyor diye biliyorum. Sizin bebeğinizde daha erken başlamış olabilir.
Bir de ayrılık travması konusu var. Her gece anneden ayrılmak ve sabah da işe gittiğiniz için sizi görememek onu üzüyor, bütün gece sizinle olabilmek için uyumak istemiyor olabilir mi acaba?
Bu forumun "Uykusuz Gecelere Son" ve Çocuklarda Uyku Alıştırmaları II" başlıklı yazıları okuyup sağlıklı bir uykuya geçme ritüeli oluşturursanız faydalı olabilir. Benim bu yazılardan anladığım kadarıyla gecenin bir vakti onu yatağından kaldırıp kucağınıza almanız, ayağınızda sallamanız tam da onun istediği şeyler ve size bunları yaptırdıkça uyanmaya da devam edecek. Bu yazılarda önerilenleri birkaç gün uyguladıktan sonra bir gelişme olacağını tahmin ediyorum. Aksi takdirde başka bir çocuk doktoruna gitmeniz gerekli olabilir. Bizi gelişmelerden haberdar edin lütfen.
__________________
Doktor olmadığımdan uykusuzluk hakkındaki yazılarım tıbbi değil şahsi görüş, araştırma ve tavsiye niteliğindedir.
Kafka is offline   Alıntı ile Cevapla
Old 05-31-2006, 02:22   #10
salome
Super Moderator
 
Üyelik tarihi: Feb 2005
Nereden: Ev
Yaş: 43
Mesajlar: 413
Bebek kendisi uyusun, uykuya dalmadan yatağa yatırmayın dediler öyle yaptık, yatağınıza almayı dediler altı aylıktan beri ayrı yatakta yatırdık, şimdi de adamın biri çıkmış, araştırmış demiş ki beş yaşına kadar anne-babasıyla yatan çocuklar daha sakin oluyor. İstemeden ayrı yatan çocuklar sinirli yapan bir hormon salgılıyormuş yanlış anlamadıysam. Ama bizim kızımızla yatmamız pek mümkün değil çünkü hem kendisi sıkılıyor hem de feci tekme atıyor. Ama uyumaktan da nefret ediyor.
Gece 22.30 - 23.00'e kadar uyumak istemiyor sabah da 06.30-07.00'de kalkmak istiyor. Ciddi ciddi kafayı yemek üzereyim.
__________________
Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P. Smith)

salome is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smilies Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Similar Threads
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
En iyi uyku ilacım televizyon insomnia Şahsi Tavsiyeleriniz-Uykusuzluk Tecrübeleriniz 20 09-07-2009 20:18
Uyku Laboratuvarları Kafka Uyku Bozukluğu Klinikleri 82 08-04-2008 00:35


Bütün Zaman Ayarları GMT +3 olarak düzenlenmiştir. Şu An Türkiyede Saat: 06:51


Powered by: vBu||étın
Copyright ©2000 - 2014, Jélsoft Entérprises Ltd.
Her Hakkı Mahfuzdur. D.A.D. 25.2.2005 - 2008

En iyi görünüm 1024x768 çözünürlükte sağlanmaktadır